

1916’da Osmanlı’ya karşı Arap isyanını başlatan Şerif Hüseyin’in torunu olan Ürdün Kralı II. Abdullah, 2025’te İsrail’e İran saldırılarında kalkan olarak yeniden tarih sahnesinde. Ürdün hava sahasını açmakla kalmayan Abdullah, İran füzelerinin ve İHA’larının düşürülmesi için de operasyonel emir verdi.
Ortadoğu’da 2025 yılının en sıcak gündemi, İsrail-İran hattında yaşanan doğrudan çatışma süreciydi. İran’ın İsrail’e yönelik füze ve İHA saldırıları karşısında dikkat çeken bir gelişme yaşandı: Ürdün Krallığı, İsrail’e hava sahasını açmakla kalmadı; aynı zamanda İran’dan gelen tehdit unsurlarının havada imha edilmesi için İsrail’le koordineli olarak harekete geçti.
Bu kritik kararın arkasındaki isim, Ürdün Kralı II. Abdullah. 20. yüzyıl başlarında İngiltere’nin yönlendirmesiyle Osmanlı’ya karşı Arap isyanını başlatan Şerif Hüseyin’in torunu olan Abdullah, böylece dedesinin izinden giderek bir kez daha Müslüman bir ülkeye karşı Batı’nın safında yer aldı.
Tarihin Gölgesinde Bir Krallık
1916’da Osmanlı’ya karşı başlatılan Arap isyanı, imparatorluğun parçalanmasında temel dinamiklerden biri olmuştu. Şerif Hüseyin ve oğulları, İngiltere’den aldıkları vaatler karşılığında Osmanlı’ya sırt çevirmiş, Ortadoğu’yu bugünkü parçalanmış haritasına sürükleyen sürecin aktörleri olmuşlardı.
Bugün, torunları olan II. Abdullah, bu kez İsrail’in güvenliği için benzer bir “tarihi görev” üstlenmiş görünüyor.
İran’a Karşı İsrail’le Aynı Hattalar
İran’dan fırlatılan füzelere karşı İsrail’in yaptığı savunma sistemleri, Ürdün hava sahasında destek buldu. İddialara göre Ürdün yönetimi, İsrail’in hava savunma sistemlerinin İran füzelerini daha etkili şekilde vurabilmesi için tam iş birliği sağladı. Ayrıca İran’dan kalkan İHA’ların bir kısmının da Ürdün ordusuna bağlı hava unsurlarınca düşürüldüğü öne sürüldü.
Bu gelişmelerin ardından İran Dışişleri Bakanlığı, Ürdün’ü doğrudan olmasa da üstü kapalı şekilde uyardı. İsrail’in nükleer saldırı ihtimalinin konuşulduğu günlerde, Ürdün’ün pozisyonu Ortadoğu’da yeni bir cepheyi şekillendiriyor.
Trump Görüşmesi Dönüm Noktası mı?
Ürdün Kralı Abdullah’ın 2025 Şubat ayında ABD başkanı Donald Trump ile yaptığı özel görüşme, bu süreçte bir dönüm noktası olarak görülüyor. Söz konusu görüşmenin ardından Ürdün’ün İsrail yanlısı güvenlik politikalarında gözle görülür bir ivme kaydedildi. Kulislerde, Trump’ın Abdullah’a “bölgesel güvenlik mimarisi içinde stratejik pozisyon” vaat ettiği ve İran’a karşı daha aktif bir duruş talep ettiği konuşuluyor.
Bir Kez Daha İhanet mi?
Tarih tekerrür ediyor mu? Dedesi Osmanlı’ya karşı İngiltere’nin çıkarları için silahlanan Şerif Hüseyin’in torunu, bugün İsrail’e siper oluyor. Üstelik bu kez hedefte Osmanlı değil, yine bir Müslüman ülke olan İran var. Ortadoğu’nun parçalı yapısını sürdüren bu tür iş birlikleri, Arap coğrafyasında yeni çatlaklar yaratırken, İsrail’in güvenliğini sağlama alan bir “gizli Arap koalisyonunun” da varlığını ortaya koyuyor.
Ürdün’ün stratejik iş birlikleri sadece kendi hava sahasını değil, tüm İslam coğrafyasının siyasi onurunu da tartışmaya açıyor. Kral II. Abdullah, İran tehdidine karşı Batı’nın ve İsrail’in yanında durarak kendi krallığını koruyor olabilir; fakat bunun bedelini yalnızca İran değil, bölgesel istikrar da ödeyecek gibi görünüyor.
Dedesi Şerif Hüseyin’in ihanetiyle şekillenen Ortadoğu haritası, şimdi torununun sessiz ama etkili adımlarıyla yeniden çiziliyor.



