

Sakine Baturay, 1896 yılında Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Baksır-Kındız köyünde dünyaya geldi. Osmanlı İmparatorluğu’nun çalkantılı son dönemlerinde büyüyen Sakine, erken yaşta hem bireysel hem de toplumsal sorumlulukları omuzlamak zorunda kaldı.
Zor Yıllar ve Göç
1911 veya 1912 yılında Muhsin Bey ile evlenen Sakine Hanım, 1913’te “Lütfü” adını verdikleri bir oğul dünyaya getirdi. Ancak oğlu doğuştan ortopedik engelli olarak, ayakları içe dönük bir şekilde doğdu. Bu sırada eşi Muhsin Bey Yemen Harbi’ne katıldı ve orada hayatını kaybetti.
Doğduğu köyün Ermeni çetelerinin saldırılarına uğraması üzerine, Sakine Hanım oğlunu da yanına alarak Samsun’a göç etti. Burada, zaten çalışmakta olan babası Hasan Reis’in yanına yerleşti. Zorunlu göçle birlikte, hayatının rotası da geri dönüşsüz bir şekilde değişti.
Hastane Günleri ve Eğitim
Sakine Hanım, Samsun’da oğlunun tedavisi için hastaneye başvurdu. Hastanede kaldığı süre boyunca gönüllü olarak diğer hastalara da yardım etti. Bu süreçte hastane yönetiminin de takdirini kazanarak hasta bakıcı olarak çalışmaya başladı.
Amerikalı bir doktorun etkisiyle hem İngilizce hem de Latin alfabesi öğrenmeye başladı. Bu bilgiye duyduğu merak ve öğrenme arzusu, onun dönemin ötesinde bir kadın olarak anılmasına neden oldu.
19 Mayıs 1919 – Tarihî Karşılama
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a geleceğini öğrenen Sakine Hanım, 19 Mayıs 1919 sabahı heyecanla o zamanki adıyla Reji İskelesi’ne gitti. Atatürk ve 18 silah arkadaşının Bandırma Vapuru’ndan indiği anda, orada bulunan kalabalığın arasında yer aldı.
Dönemin toplumsal yapısı göz önüne alındığında, bu törene katılanlar arasında tek kadının Sakine Hanım olması, onun cesaretini ve vatan sevgisini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu anı, hayatı boyunca çocuklarına ve çevresine gururla anlattı:
“Mustafa Kemal’i karşılayan tek kadındım.”
Milli Mücadelede Kadın Örgütçülüğü
Sakine Hanım, yalnızca Atatürk’ü karşılamakla kalmadı; Kurtuluş Savaşı boyunca Samsun’da yaşayan kadınları da örgütleyerek cepheye destek verdi. Kadınlarla birlikte yün toplayıp çamaşır dokudu, askerler için malzeme gönderilmesini sağladı. Bu özverili çalışmaları, kadınların savaşta yalnızca cephe gerisinde değil, cephe bilincinde de yer aldığının bir kanıtıydı.
İkinci Evlilik ve Torbalı Yılları
Savaş sonrasında, Samsun’daki hastanede birlikte çalıştığı Abdullah Bey ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten iki çocuğu daha oldu. Aile, bir süre sonra İzmir’in Torbalı ilçesine yerleşti. Sakine Hanım burada hayatının geri kalanını sessiz ama onurlu bir şekilde geçirdi.
Vefatı ve Hatırası
1976 yılında hayata gözlerini yuman Sakine Baturay, geride tarihe tanıklık eden bir yaşam, gurur duyulacak bir kadın duruşu ve Milli Mücadele ruhunu yaşatacak bir miras bıraktı. Oğlu Orhan Baturay’ın anlatımıyla, hayatı boyunca tarih kitapları okuyan, meraklı, ileri görüşlü, girişken bir kadın olarak anıldı.
Tarihe Not:
Sakine Baturay’ın adı, yalnızca Atatürk’ü karşılayan bir kadın olarak değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temellerine emek veren isimsiz kahramanlardan biri olarak yaşatılmalıdır. Onun hikâyesi, Türk kadınının bağımsızlık ve özgürlük yolculuğundaki onurlu yerini simgeler.



