

Samsunspor Kaleci Antrenörü Zsolt János Petry, Türkiye’deki futbol deneyimini Macaristan’ın önde gelen spor gazetelerinden Nemzeti Sport’a anlattı. 1995-1996 sezonunda Gençlerbirliği formasıyla futbolcu olarak Türkiye’de bulunan, 2023 yılında ise bu kez teknik adam olarak Samsunspor’a dönen Petry, geçen 30 yılı hem saha içinden hem de saha kenarından değerlendirdi.
60’ıncı yaş gününde verdiği röportajda Samsunspor’daki görevinden de söz eden Petry, A takımın yanı sıra altyapıda da çalıştığını belirtti. Büyük bir doğum günü kutlaması planladığını ancak sezonun yoğunluğu nedeniyle bunu ertelediğini söyleyen Petry, akademi oyuncularıyla çalışmayı özellikle kendisinin istediğini ifade etti.
SAMSUNSPOR’DA KALMAYI TERCİH ETTİ
Petry’nin Samsunspor macerası, 2023 yılında Markus Gisdol’un teknik direktör olarak göreve gelmesiyle başladı. Hoffenheim’da Gisdol ile birlikte çalışan Petry, deneyimli teknik adamın kendisini Samsunspor’a davet ettiğini belirterek, kulübün altyapısında da görev yapma ve bir eğitim sistemi oluşturma şartıyla teklifi kabul ettiğini söyledi.
Gisdol’un Samsunspor’daki görevinin yedi-sekiz ay sürdüğünü anlatan Petry, buna rağmen kulübün kendisiyle devam etme kararı aldığını belirtti.
“O zamandan beri de buradayım, çünkü kendimi çok iyi hissediyorum” diyen Petry, A takımın yanı sıra akademi oyuncularıyla çalışmaya devam etmekten memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
“TÜRKLER SICAKKANLI İNSANLAR”
Türkiye’deki yaşamına ilişkin olumlu değerlendirmelerde de bulunan Petry, Türk toplumunda aile, vatan ve din gibi değerlerin önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Müslüman bir ülke olmasına rağmen Hristiyanlara da saygı gösterildiğini belirten Petry, Türk insanını “duygusal, sevimli ve sıcakkanlı” olarak tanımladı.
“30 YILDIR DEĞİŞİKLİK GÖRMÜYORUM”
Petry’nin röportajındaki en dikkat çekici bölüm ise Türk futbolcuların gelişim anlayışına yönelik değerlendirmeleri oldu.
1995-1996 sezonunda Gençlerbirliği’nde forma giyen Petry, o dönemle bugünkü Türk futbolu arasında önemli farklar bulunduğunu kabul ederken, futbolcuların zihniyeti konusunda aynı değişimin yaşanmadığını savundu.
Türk futbolcuların “çok yetenekli, eğitimli ve yaratıcı” olduğunu belirten Petry, buna karşın daha iyi olmak için gerekli içsel motivasyonun Belçikalı, Hollandalı veya Alman futbolcularla aynı seviyede olmadığını söyledi.
Petry, “Ne yazık ki, otuz yıl geçmesine rağmen bu konuda bir değişiklik görmüyorum. Elde ettikleriyle yetiniyorlar” ifadelerini kullandı.
Deneyimli antrenöre göre bu durum, Türk futbolunun neden çok sayıda yabancı teknik direktör ve futbolcuya ihtiyaç duyduğunun da nedenlerinden biri.
TESİSLER VE STADYUMLAR DEĞİŞTİ
Petry, Türk futbolunun gelişimini yalnızca eleştirel bir perspektiften değerlendirmedi. Özellikle tesisleşme ve ekonomik yapıdaki değişime dikkat çekti.
1990’lı yıllardan bugüne Türkiye’de muhteşem stadyumlar, akademiler ve antrenman merkezleri inşa edildiğini belirten Petry, futbolun ekonomik gücünün de önemli ölçüde arttığını söyledi.
Macar çalıştırıcıya göre 1990’lı yıllarla bugün arasındaki en önemli farklardan biri ise futbolcuların maaşlarını düzenli olarak alabilmesi.
Petry’nin Türkiye değerlendirmesi böylece iki farklı tabloyu aynı anda ortaya koyuyor: Futbolun fiziki ve ekonomik şartları büyük ölçüde değişti; ancak futbolcuların kendilerini geliştirme motivasyonu konusunda 30 yıl öncesinden kalan tartışmalar hâlâ devam ediyor.
Türkiye’de önce futbolcu, bugün ise teknik adam olarak görev yapan Petry’nin sözleri, üç yıllık Samsunspor deneyiminin yanı sıra ülkenin futbol kültürüne ilişkin 30 yıllık gözlemlerini de ortaya koyması açısından dikkat çekti.



