

Bugün bayram ve İslam aleminin bir bölümü bayramı kutlarken bir bölümünde kan ve gözyaşı sel olup akıyor. Başta Doğu Türkistan, Gazze, Filistin ve Suriye’de Müslümanlar bir bayrama daha hüzün içinde giriyor. Peki bugün yaşanan süreç nasıl başladı? Gelin isterseniz bu konuda iki kelam edelim ki bundan ders çıkartıp vatanımızın değerini, Millet olmanın şuurunu bir defa daha idrak etmiş olalım.
Bir İmparatorluğun Çöküşüne Giden Yolda İhanet Şebekeleri
Tarih, en zor zamanlarında sırtına hançer saplanan devletlerle doludur. Osmanlı İmparatorluğu da I. Dünya Savaşı’nın o çetin günlerinde, içindeki hainlerin ihanetine maruz kaldı. Bugün bazı çevrelerce kahraman olarak gösterilen ancak gerçekte Osmanlı’yı arkadan vuran üç örgüt, bu ihanetin en acımasız örneklerini sergiledi: NİLİ, Ahd ve El-Fetat.
Filistin’deki Hain Şebeke: NİLİ
Filistin topraklarında kurulan NİLİ örgütü, kendisini “İsrail’in zaferine” adamış bir grup Yahudi’nin Osmanlı’ya ihanetiyle tarihe geçti. Liderleri Aaron Aaronsohn ve kız kardeşi Sarah, İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı ordusunun stratejik bilgilerini düşmana aktardı. Sarah Aaronsohn’un intiharı, bazı çevrelerce kahramanlık olarak anılsa da, aslında yakalanmış bir casusun çaresizliği olarak okunmalıdır. NİLİ’nin faaliyetleri, İngilizlerin Filistin’i işgaline zemin hazırlamış ve bugünkü İsrail’in temellerine bir tuğla koymuştur.
Kendi Devletine Karşı Kılıç Kuşananlar: Ahad (Ahd)
Osmanlı ordusunda yetişmiş Arap subaylar tarafından kurulan Ahad (Ahd) örgütü, Osmanlı’nın kendilerine sunduğu eğitim ve imkanları devleti yıkmak için kullandı. Aziz Ali el-Mısri gibi isimler, İngilizlerle işbirliği yaparak 1916 Arap İsyanı’nın altyapısını hazırladı. Cemal Paşa’nın idam ettirdiği vatan hainleri, açtıkları yaranın hesabını ödemiş olsalar da, bu ihanet imparatorluğun çöküşünü hızlandırdı.
Aydın Maskesi Altında Bölücülük: El-Fetat
Arap milliyetçiliği kisvesi altında Osmanlı’yı bölme amacı güden El-Fetat örgütü, 1913’te Paris’te yapılan Arap Kongresi’nde Osmanlı’ya karşı özerklik taleplerini dile getirdi. Ancak taleplerinin ötesinde, İngilizlerle işbirliği yaparak Şerif Hüseyin’in Osmanlı’ya karşı isyanını desteklediler. Bugün Suriye ve Irak’ta yaşanan siyasi kargaşanın temelinde, bu örgütün attığı ayrılıkçı tohumlar yatmaktadır. Günümüzde aynı coğrafyada emperyalist ülkeler Kürtleri bu şekilde kullanıyor.
İhanetin Ortak Noktası: İngiliz Planları
Bu üç örgütün ortak noktası, İngilizlerin Osmanlı’yı parçalama planlarına hizmet etmeleriydi. NİLİ, Yahudi devleti hayaliyle; Ahd ve El-Fetat, Arap bağımsızlığı vaadiyle Osmanlı’ya ihanet etti. Oysa Osmanlı, yüzyıllardır bu topraklarda adaletle hüküm sürmüş, Kudüs’ü, Şam’ı, Bağdat’ı korumuştu. İngiliz altınları ve sahte vaatleri, bu hainleri vatanlarını satmaya itti.
Tarih Hainleri Affetmez
Bugün bazı tarihçiler bu örgütleri kahraman olarak yazsa da gerçek ortadadır: Osmanlı’nın en zor günlerinde bu gruplar düşmanla işbirliği yaparak devleti çökertmeye çalıştılar. NİLİ, İsrail’in kuruluşuna; Ahd ve El-Fetat ise Arap dünyasının bölünmesine hizmet etti. Tarih, ihaneti asla unutmaz. Bugün Ortadoğu’nun kanayan yaraları, o günlerde atılan ihanet tohumlarının ürünüdür.
Ders alınmalıdır: Bir devleti yıkmak isteyenler, önce onun içindeki hainleri besler.



