

Halk arasında reflü olarak bilinen mide hastalığına Laparoskopik (Kapalı) Cerrahi yöntemiyle, kesin çözüm bulunuyor.
Liman Hastanesi Genel Cerrahi doktolarından Operatör Doktor Aytek Çakmak yaptığı açıklamada, genişleyen mide kapağını laporoskopik cerrahi ile eski haline getirdiklerini söyleyerek, hastanın kısa sürede sağlığına kavuştuğunu belirtti.
Toplumda çok sık rastlanan ve halk dilinde reflü olarak bilinen hastalık ile yatma ve eğilmeyle mide içeriğinin yemek borusu içine geri kaçması sonucunda hastalar yediklerinin ağızlarına gelmesinden veya göğüs kemiği arkasında hissettikleri yanma ve ekşime duyusundan yakınırlar. Bunun sebebi ise mide kapağının gevşemesidir. Bu yüzden hastalar çok uzun süre ilaç kullanmak zorunda kalıyorlar. İlaçla tedavinin yeterli gelmediği durumlarda ise kesin çözüm için hastaya cerrahi müdahale yapılması gerekiyor.
Çakmak, bu tür hastaları laparaskopik cerrahiyle ameliyat ederek kısa sürede sağlıklarına kavuşturuyor.
Çakmak, tedavi yöntemi ile ilgili de, “ Bazı insanlarda diyaframda yemek borusunun geçtiği bu açıklığı oluşturan kas ve bağ dokusu zayıftır ve genişlemeye müsaittir. Yarık yeterli genişliğe ulaştığında midenin bir bölümü diaframın üstüne çıkar ve kapak genişler. Özellikle yatma veya öne eğilme ile mide içeriğinin yemek borusu içine geri kaçması sonucunda yenilen şeyler ağıza gelmesinden veya göğüs kemiği arkasında yanma ve ekşime oluşur. Hastalar çok uzun süre ilaç kullanmak zorunda kalabilirler. Bu hastalığın kesin çözümü cerrahi yöntemdir.
Biz burada laparoskopik cerrahi yöntemiyle ve genel anestezi ile bu sorunu tamamen ortadan kaldırıyoruz. Ameliyat sonrası ağrı çok azdır. Tüm laparoskopik ameliyatlardan sonra olduğu gibi hastanın birkaç gün ağrısı olabilir. Ameliyat sonrasında hasta aynı gün ya da bir gün sonra taburcu olur ve kısa sürede sosyal hayatına devam edebilir. Kesi olmadığı için estetik sonuç mükemmeldir ve milimetrik delik izleri dışında birşey kalmaz.
Bu yöntemde en önemlisi artık hastanın hiçbir ilaç almasına gerek olmayacaktır. Ağıza acı su gelmesi, göğüs arkasındaki yanma hissi, sık ses kısıklıkları gibi tüm belirtiler süresiz biçimde ve hem de hiç ilaç almadan tamamen ortadan kalkar. Yukarı kaçak ve yutma borusu tahrişi ortadan kaldırıldığı için çok uzun dönemde yutma borusu kanseri riski de azaltılmış olur.” dedi.




