

Türkiye’de son dönemde açıklanan ekonomik veriler kamuoyunda kafa karışıklığı yaratmaya devam ediyor. 2025 Temmuz itibarıyla açıklanan bazı temel göstergelere bakıldığında, aralarındaki tutarsızlıklar artık sadece ekonomi uzmanlarını değil, halkın bizzat kendisini de sorgulamaya itiyor.
Asgari ücret artışı: %0,00
SSK ve Bağ-Kur emekli maaşı artışı (6 aylık): %16,67
Memur ve memur emeklisi maaşı artışı (6 aylık): %15,57
Yıllık enflasyon: %35,05
TÜFE’ye göre kira artış oranı (12 aylık ortalama): %43,23
Peki bu oranlar arasında neden bu kadar uyumsuzluk var? Hadi biraz detaya inelim.
1. Enflasyon Nasıl Hesaplanıyor?
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri, belirli bir mal ve hizmet sepetinin fiyat değişimlerine göre hesaplanır. Bu sepetin içinde gıda, ulaşım, konut (kira dahil), sağlık, eğitim gibi birçok kalem yer alır. Ancak sepetin ağırlıkları ve ölçüm yöntemi şeffaflık konusunda eleştiriliyor. Gerçek hayatla TÜİK verileri arasında hissedilen makas giderek açılıyor.
2. Enflasyonun En Belirleyici Kalemlerinden Biri: Kira
Kira, enflasyon sepetinde önemli bir yer tutar çünkü her hanenin sabit ve en büyük giderlerinden biridir. TÜİK’in “12 aylık ortalamaya göre” belirlediği kira artış oranı şu anda %43,23. Ancak bu oran sadece resmi sınırlamalarda geçerli. Gerçekte serbest piyasada büyükşehirlerde %100’e varan artışlar yaşanıyor.
Fakat ilginç olan şu: Yetkililer sıklıkla “Kira artışları enflasyonu körüklüyor” derken, enflasyonun kendisi (yani %35,05) kira artış oranının oldukça altında kalıyor. Bu durumda iki ihtimal doğuyor:
Ya kira artış oranı gerçekte olduğundan fazla gösteriliyor,
Ya da enflasyon olduğundan az gösteriliyor.
Her iki ihtimalde de güven sorunu ortaya çıkıyor.
3. Asgari Ücrette Artış Yok, Enflasyon Var
2025 Temmuz ayında asgari ücrete artış yapılmaması, enflasyonun %35 seviyelerinde olduğu açıklanırken halkın alım gücünü yerle bir ediyor. Hükümetin bu kararı, “enflasyonu artırmama” bahanesiyle gerekçelendirilse de, gerçekte bu politika hem hanehalkı refahını hem de iç talebi daraltıcı etki yapıyor.
4. Emekli ve Memur Zammı Enflasyonun Gerisinde Kaldı
6 aylık dönemde SSK ve Bağ-Kur emeklilerine %16,67, memur ve memur emeklilerine %15,57 oranında zam yapıldı. Oysa aynı dönemdeki enflasyon oranı bunun neredeyse iki katı. Bu durum “maaşların enflasyona ezdirilmeyeceği” söyleminin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulatıyor.
5. Sonuç: Hesap Ortada, Denge Bozuk
Kira artışı %43,23
Enflasyon %35,05
Emekli zammı %16,67
Memur zammı %15,57
Asgari ücret zammı %0,00
Bu tabloyu gören herkesin sorması gereken soru şu:
“Enflasyonu azdıran kira ise, kiraya yapılan zam niye en yüksek?
Maaşlar niye en düşük?
Ve halk bu denklemde nasıl ayakta kalacak?”
Güven Olmadan Ekonomi Yürümez
Verilere güven duyulmadığı bir ekonomik ortamda, ne yatırım yapılır, ne harcama. İnsanlar ne tasarruf edebilir, ne de gelecek planı kurabilir. Gerçekten sağlıklı bir ekonomi için önce şeffaflık, sonra adaletli gelir dağılımı şart. Aksi halde büyüyen tek şey rakamlar değil; güvensizlik, yoksulluk ve toplumsal huzursuzluk olur.



