

CHP, yıllar sonra İç Anadolu’da ilk kez bu denli güçlü bir mitingle sahneye çıktı. Özgür Özel’in kasketli, halkçı duruşu; Yozgat meydanında Ecevit’in Karaoğlan ruhunu yeniden canlandırdı. Traktörleriyle gelen çiftçiler, sadece izleyici değil; değişimin ta kendisiydi.
Uzun yıllardır siyaseten “sağ blok” içinde gösterilen Anadolu şehirlerinden biri olan Yozgat, bu hafta sonu alışılmadık bir kalabalığa ve heyecana sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yıllar sonra ilk defa bu kadar güçlü ve etkili bir miting düzenledi. Ama bu sadece bir miting değil, aynı zamanda bir hafıza tazelemesiydi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kasketli, işçi ceketi ve bozkır havası taşıyan kıyafeti; meydanda beliren traktörlerle birleşince, hafızalar Türkiye siyasetinin unutulmaz figürü Bülent Ecevit’e, yani “Karaoğlan”a gitti. Ecevit’in halkla kurduğu sade, doğrudan ve güven veren ilişki, adeta 50 yıl sonra yeniden sahneye çıkmış gibiydi.
Traktörleriyle mitinge katılan çiftçiler, sadece birer izleyici değil, aynı zamanda bu dönüşümün sembolüydü. Yozgat’ın tarım emekçileri, Özgür Özel’in “mücadele” çağrısına gönüllü figüran değil, asli aktör olarak katıldılar. CHP uzun zamandır unuttuğu bu sahneyi yeniden kurmuş gözüküyor.
Bu yeni halkçı atmosferin arka planında ise yakın geçmişte yaşanan siyasi kırılma anları yer alıyor. Ekrem İmamoğlu hakkında verilen hapis cezası ve diplomasının iptaliyle birlikte Cumhurbaşkanlığı adaylığının hukuken ortadan kaldırılması, yalnızca muhalefet tabanında değil, kararsız ve kırgın kitlelerde de büyük bir kırılmaya neden oldu. Bu gelişmeler, CHP’ye sadece bir mağduriyet zemini değil, aynı zamanda yeni bir mücadele ruhu kazandırdı. Ve bu ruh, artık sadece büyük şehirlerde değil, İç Anadolu’nun kıraç topraklarında da kendini göstermeye başladı.
Özgür Özel’in liderliğinde CHP, uzun yıllar uzak kaldığı alanlara yeniden adım atıyor. Ancak bu sadece bir fiziksel varlık değil; kültürel bir hatırlama ve politik bir yenilenme. Ecevit’in 1970’lerde kurduğu “emeğin siyaseti” çizgisi, günümüzün yeni nesil sol rüzgarlarıyla harmanlanarak yeniden şekilleniyor. Bu kez daha genç, daha enerjik ve dijital çağın dilini de bilen bir kadro var sahnede.
Bu halkçı dönüşümün altını çizen bir diğer önemli unsur da Özgür Özel’in miting boyunca dile getirdiği konular oldu. Vatandaşın artan geçim derdi, hayat pahalılığı ve alım gücünün erimesi gibi temel sorunlarının yanında; hukuk, hak ve adalet taleplerinin de halkta karşılık bulduğu gözlendi. Bu da gösteriyor ki, sadece ekonomik kriz değil, aynı zamanda adalet arayışı da muhalefetin elini güçlendiren ana damarlar arasında yer alıyor.
İktidar Bu Süreci Nasıl Okumalı?
Yozgat mitingi, sıradan bir taşra mitingi olmanın çok ötesinde, Türkiye siyasetinde yeni bir sayfanın işaret fişeğiydi. İktidar cephesi için bu tablo, sadece bir muhalefet etkinliği olarak değil, seçmenin değişen ruh halinin açık bir göstergesi olarak okunmalı.
Özellikle İç Anadolu’nun merkezinde, uzun yıllardır AK Parti’nin güçlü olduğu bir şehirde CHP’nin halkla böylesine organik bir temas kurabilmesi, mevcut iktidarın sosyal tabanında bir çözülme ihtimaline işaret ediyor olabilir. Traktörle alana giren çiftçi, yalnızca sembolik değil, aynı zamanda siyasal bir figürdür: “Artık sadece dinlemekle yetinmeyecek, konuşacak, talep edecek ve belki de değiştirecek.”
İktidarın bu süreci doğru okuyabilmesi için, sadece rakibini eleştiren değil, kendi tabanındaki ekonomik ve sosyal memnuniyetsizliği gerçek anlamda analiz eden bir dile ihtiyacı var. Çünkü “Kasketli lider” imajı, bu topraklarda hâlâ karşılık bulabiliyor. Yani halk nezdinde hâlâ mütevazılığın, emeğin ve halkçılığın bir karşılığı var.
Eğer bu uyanışı sadece “gösteri siyaseti” olarak değerlendirirlerse, hatalı bir okuma olur. Asıl mesele, siyasetin yeniden toprağa, emeğe ve halkın gerçek gündemine dönmesidir. Ve bu dönüş, sandıkta çok daha büyük karşılıklar doğurabilir.




