FINDIĞI BEKLEYEN 2 TEHLİKE
Türkiye’deki fındık bahçelerinde çocuk işgücü kullanıldığına dair asılsız itham ve iddiaların geçtiğimiz yıllarda Avrupa basınında sık sık yer aldığı ve bu iddiaların neredeyse her hasat döneminde tekrar gündeme getirildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, her ne kadar olmasa da, ülkemizde çocuk işgücü kullanıldığına yönelik propagandalara neden olabilecek davranışlardan kaçınılması ve önleyici tedbirlerin alınması için çalışmalara başlanmalıdır. Öte yandan, Avrupa Birliği’nin (AB) 2050 yılı itibariyle sıfır karbon salınımına sahip bir kıta olma yönündeki hedefi çerçevesinde, iklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda AB’nin sanayi ve ticaret politikaları da dahil tüm politikalarına nüfuz etmesini öngören “Avrupa Yeşil Mutabakatı” açıklanmıştır.“Yeşil Mutabakat” bağlamında, AB tarafından karbon azaltım mekanizmalarında kullanılan maliyetin, bu maliyete yeterince katlanmak istemeyen ülkelerden ihraç edilecek ürünlere yansıtılması şeklinde özetlenebilecek bir vergi mekanizmasının uygulamaya alınması planlanmaktadır. Ürünlerde tespit edilecek “Karbon Ayak İzi”ne göre vergi uygulamasına ilişkin “Sınırda Karbon Düzenlemesi”nin (ya da Karbon Vergisi) 2021 yılında AB ilgili makamlarına sunulması beklenmektedir.Bu bağlamda, fındık ihracatımızın yüzde 75’inin AB ülkelerine yapıldığı gözönüne alınarak, fındık üretiminde “karbon ayak izi”nin belirlenmesine yönelik çalışmalara ivedilikle başlanmasına ve bu yeni verginin fındık ihracatımıza olası etkilerinin de iyi analiz edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.





