

Dünya Sağlık Örgütü, tam 33 yıl önce 9 Şubat’ı ‘Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ ilan etti. Samsun’un Havza ilçesinde esnaflık yapan ve 18 yaşından küçüklere sigara satışı yapmayan Cemalettin Yiğit, devletin işçi ve memur alımlarında sigara içmeyenlere öncelik vermesi gerektiğini söyledi.
Dünyada sigara tüketimine bağlı hastalıklar nedeniyle yılda yaklaşık 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. DSÖ’nün verilerine göre, sigara içenlerin yarısından fazlası tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.
Samsun Ses Haber– Samsun’un Havza ilçesinde esnaflık yapan Cemalettin Yiğit, yıllardır sigara ile tek başına mücadele ediyor. Ticari hayatına başladığı 13 yaşından buyana 18 yaşından küçüklere sigara satışı yapmayan, iş yerine sigara ile girilmesine müsaade etmeyen ve yaşından şüphelen diklerine kimlik soran örnek vatandaş ilçede takdir topluyor.

“Hayatımda hiç sigara içmedim”
Hayatı boyunca sigarayı hiç içmediğini ve zararlarını her fırsatta herkese anlattığın ifade eden Cemalettin Yiğit, bu konuda devletin daha sıkı denetimler yapması gerektiğini söyledi. Yiğit, “ Her yıl 9 Şubat gününü tüm dünyada sigarayı bırakma günü olarak kutluyoruz. Bunu sadece 9 Şubat ile sınırlandırılmamalı. Dünya genelinde 1.1 milyar sigara bağımlısı var. Yılda yaklaşık 8 milyon insan sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle can veriyor. Türkiye nüfus oranlı sigara kullanımında yüzde 26 ile 40’ıncı sırada bulunuyor. Ben,13 yaşında büfeciliğe başladığım. Şuan ticari hayatıma market işleterek devam ediyorum. Sigara satıyorum, ama yaşamım boyu içmedim. Devletimiz, daha dün 18 yaşından küçüklere sigara yasağı koydu. Ben kendimi bildim bileli 18 yaşından küçüklere sigara satmıyorum” dedi.
“Şüphelen diklerine kimlik soruyor”
Yaşından şüphelen diklerine kimlik soran ve ibraz etmeyenlere sigara satmadığını belirten Cemalettin Yiğit, “Hatta yaşından şüphelendiğim,18 yaşından büyük olduğunu iddia edenler olduğunda, kimlik gösteremeyenlere veya göstermek istemeyenlere bile sigara satmıyorum. Hatta Kaymakam oğluyum, Vali oğluyum, Emniyet müdürü oğluyum, babam gönderdi diyen, her kim olursa olsun bugün dahi satmam. Çocuk geliyor, arabada babam istedi diyene bile satmıyorum. Bununla ilgili çokta hakaretlere uğradım ama umurumda değil. Devletimiz, daha dün kapalı alanlarda sigara içilmez dedi. Ben kendimi bildim bileli elinde sigara ile iş yerime girilmesine izin vermedim” diye konuştu.
“Sigaraya verilen parayı biriktirseler evsiz insan kalmaz”
Her gün bir paket sigara içen bir vatandaşın çok rahatlıkla hatta Havza’da çok lüks bir ev sahibi olabileceğini söyleyen Cemalettin Yiğit, “Geçen gün iktisatçı bir arkadaşımla oturduk hesap yaptık. 1994 yılından 31 Ocak 2020 yılına kadar her gün 1 paket sigara için bir vatandaş bu parayı altın hesabında değerlendirmiş olsaydı ve bugün biriktirdiği altınları satmış olsaydı hiç abartmıyorum 1 Milyon lira civarında parası olurdu. Bunu düz mantıkla bile hesap yapsak Havza’da çok lüks bir konutun sahibi olurdu”dedi.

“İş yerine sigara içen personel almıyor”
Personel alımında en büyük kriterinin sigara içmemek olduğunu sözlerine ekleyen Cemalettin Yiğit, “Yanımda çalıştırmak için personel alımında ilk sorum;
-Sigara içiyor musun?
Yanıt “Evet” ise ağzıyla kuş tutsun, işe almam, almadım. Devletimiz’de işçi ve memur alımlarında diğer kriterlerin yanında sigara içmeyenlere öncelik tanımalıdır. Sigara çok berbat ve hatta iğrenç bir şey. Kokusundan nefret ediyorum. En çokta dikkatimi çeken, bize sigara satan pazarlamacılar ve hatta şefleri, çok yüksek maaş alan müdürleri dahi sigara içmediği halde, vatandaş sigarayı adeta yer gibi tüketmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Bazen iş yerine sigara almak için gelen kılık kıyafetinden ekonomik durumu çokta iyi olmadığı anlaşılan insanlar görüyorum. Gidiyorlar en pahalı sigarayı alıyor, yanında bulunan çocuğu dondurma istediğinde gidiyor en ucuz dondurmayı alıyor. Yazık değil mi. Bu sahneleri görünce mücadele azmim daha da artıyor”dedi.



