

Samsunspor maça öyle bir iştahla başladı ki, ilk 20 dakikada “acaba” dedirtti. Ntcham’ın ve Augusto’nun pozisyonlarında Okan Kocuk olmasa, hikâye başka bir yerden yazılabilirdi. Ev sahibi baskılıydı, öndeydi, cesurdu. Ancak futbol bazen niyeti değil, aklı ödüllendiriyor.
Trabzonspor ilk yarıda oyunu forse etmeye çalışmadı. Sabırla bekledi, anı kolladı. Ve o an 23. dakikada geldi. Muçi’nin ortası, Onuachu’nun hava hakimiyeti… Gol biraz da savunmaya çarpıp yön değiştirdi ama bu, Trabzonspor’un planının işlemediği anlamına gelmiyor. Aksine, “biz buradayız” diyen bir gol oldu.
İlk yarının kalan bölümünde bordo-mavililer oyunu kontrol etmeyi bildi. Samsunspor koştu, denedi ama son vuruşlarda kalite eksikliği belirgindi. Trabzonspor ise panik yapmadı; oyunu yavaşlattı, rakibin temposunu düşürdü.
İkinci yarıda Samsunspor’un penaltı beklediği pozisyon, Onuachu’nun VAR’dan dönen golü… Maç bir anda gerilime açık hale geldi. İşte tam bu noktada tecrübe konuştu. 71. dakikadaki gol, Trabzonspor’un bu maçı neden kazandığının kısa bir özeti gibiydi: basit pas, doğru koşu, doğru bitiriş. Onuachu bir kez daha “neden alındığını” hatırlattı.
Uzatmalarda gelen penaltı ve Muçi’nin golü ise sadece skoru değil, mesajı da netleştirdi: Trabzonspor bu deplasmana beraberlik için gelmemişti.
Sonuç mu?
Samsunspor mücadele etti ama kalite farkı belirleyici oldu. Trabzonspor ise büyük takım refleksi gösterdi. Zor anlarda ayakta kaldı, fırsatları affetmedi ve Karadeniz derbisinden “sessiz ama net” bir galibiyetle çıktı.
Bazen iyi oynamak yetmez. Doğru zamanda doğru işi yapmak gerekir. Trabzonspor tam olarak bunu yaptı.



