

Hem futbolu özledik hem de normal hayatı. Uzun zamandır evde kaldık. Canımız sıkıldı. İşte bu can sıkıntısını bir nebze olsun giderecek bir kitap okuruyla buluştu: Güldüren Futbol. Kitapta futbol sahalarından tanıdığımız oyuncuların, teknik direktörlerin, yöneticilerin başından geçen komik anılar yer alıyor. Fıkra gibi anılar.
Kitapta Samsunspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’ın da güzel bir anısı bulunuyor. Bunun yanında bir zamanlar Samsunspor’da ter dökmüş Fatih Uraz, Ercan Koloğlu, Tümer Metin gibi isimlerin de anıları var.

Spor yazarı Behram Kılıç’ın hazırladığı kitap 193 sayfa. Şenol Güneş, Fatih Terim, Sergen Yalçın, Rıdvan Dilmen, Arda Turan, Tuncay Şanlı ve daha nice spor adamı sizi kahkahaya boğacak.
Kitaptan birkaç anıyla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Ya Trabzon’a gel ya da fitboli birak!
O, 2009-10 sezonunda Bursaspor’u şampiyon yaparak Türk futbol tarihinde bir ilke imza attı. 4 büyüklerden sonra ilk kez bir Anadolu takımı şampiyon oldu. Öncesinde ise çok iyi bir futbolcuydu Ertuğrul Sağlam. Bir özelliği de gerek Samsunspor ve gerekse Beşiktaş’ta oynadığı dönemde hemen her Trabzonspor maçında Bordo-Mavililere gol atmasıydı. Söz onda:
“Beşiktaş’tan Samsunspor’a gittiğim yıl Trabzonspor ile Samsun’da oynadığımız maçta da gol attım. Maç berabere bitti. Olaylar çıktı. Ertesi gün de Trabzon’da hastanede işimiz var. Maç sonrası babamlarla Trabzon’a gidince, biraz tedirgin oldum. Hastanenin önüne gelince arabadan inmedim, hatta kimse beni tanımasın diye iyice koltuğa gömüldüm. Tam o sırada 40-45 yaşlarında bir adam beni tanıdı ve arabaya yaklaştı. ‘Tamam’ dedim ‘Tanıdı, şimdi hır çıkacak.’ Arabanın camına iki defa vurdu, eliyle de camı indirmemi işaret etti. Camı hafifçe indirdim, adam Karadeniz şivesiyle ‘Ula Erduğrul’ dedi… Ben kafayı salladım, nasıl bir tepki verecek diye bekliyorum. Adam şöyle dedi:
-Bana bak uşağum, ya fitboli birak ya da Trabzon’a gel, nedir senden çektuğumuz!”

No forma, no change!
1998 yılında Samsunspor, İnter Toto Kupası’nda İngiliz takımı Crystal Palace’ı İngiltere’de 2-0 mağlup etmişti. Samsun’daki rövanşta da rakibini 2-0 yenen Samsunspor tur atlamıştı. Maçtan sonra kaptan Ercan Koloğlu’nun yanına gelen bir İngiliz futbolcu, forma değiştirmek istediğini işaret edip ‘Change?’ demişti. Buna karşılık kaptan Ercan’ın verdiği cevap çok ilginçti:
“Koskoca İngiliz takımısınız. Bizi yenemiyorsunuz birader!
Ne verecem sana formamı! No forma, no change!”
2 dakikada penaltı mı olur?
Samsunspor’da oynarken A Milli Takım’a kadar yükselmiş başarılı bir kaleciydi Fatih Uraz. Onun bir anısı ise şöyle: “1986-87 sezonunda Trabzonspor ile içeride oyuyoruz. Maçın hemen başıydı. İskender topu aldı. Bizim defans oyuncularından birini çalımladı. Ancak bizimki onu tutamayacağını anlayınca yere düşürdü. Top bu esnada auta çıktı. Pozisyon ceza sahası içindeydi ama hakem aut atışına karar verdi. İskender ellerini iki yana açarak hakeme, “Hocam, vallahi penaltıydı’ dedi.
Hakem de İskender’e dönerek, ‘İkinci dakikada penaltı mı olur lan?’ diye cevap verdi.”

Ben az küfrettim, ama bu Selçuk’lar var ya…
Samsunspor’da parladıktan sonra Beşiktaş ve Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşayan Tümer Metin, daha sonra Yunanistan’ın Larissa takımına transfer oldu. İşte Fenerbahçe’de yaşadığı bir anı:
“Fenerbahçe’ye transfer olduğumda takımdaki arkadaşlardan bazılarını tanımıyordum. Bu oyunculardan biri de Mahmut Hanefi’ydi. Fenerbahçe’ye imza attığımın daha ikinci haftası. Mahmut yanıma geldi. ‘Abi, bana hakkını helal eder misin?’ dedi. ‘15 günde ne hakkım olacak ki?’ dedim. ‘Abi, seni tanımadan önce sana karaktersiz, suratsız diye sözler söyledim. Günahını almışım. Ama bir şey daha var. Ben sana az küfrettim. Fakat bu Selçuk’lar, Volkan’lar var ya, onlar çok daha fazla küfretti.’ dedi.

Ne yapacağız Sergen abi?
Sergen Yalçın, sadece Beşiktaş’ın değil, Türk futbolunun sıradışı isimlerinden biriydi. 4 büyük takımda oynamış ilk oyuncuydu. Beşiktaş’ın 100. yılında elde ettiği şampiyonlukta da başrollerdeydi. O, son nesil 10 numaralardandı. Zeki bir oyuncuydu. Komikti. Aynı zamanda da dobra biriydi.
Şimdilerde Beşiktaş’ın teknik direktörlüğünü yapan Sergen’de söz: “Bir maçta frikik kazandık. Topun başına geçtim. Yanıma da Ahmet Dursun geldi. ‘Ne yapacağız abi?’ diye sordu. Ben de ‘Ne yapacağızı var mı Ahmet! Sen çekileceksin, ben de vuracağım!’ dedim.”
Kitabı sipariş için tıklayınız
https://www.kitapyurdu.com/kitap/dogrudanyayincilik/539418.html



