

Samsunspor son yıllarda saha içinde ve dışında yaptığı atılımlarla dikkat çeken bir kulüp haline geldi. Özellikle “Bu şehrin çocukları Samsunsporludur” sloganı etrafında şekillenen toplumsal kampanya, sadece bir spor kulübünün değil, bir şehrin kimliğini sahiplenmesinin simgesi haline geldi. Okullarda düzenlenen etkinlikler, çocuklara dağıtılan Samsunspor formaları, tribünlerde açılan dev koreografiler… Tüm bu çalışmalar, Samsunspor sevgisinin küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılanması için büyük bir adım.
Ancak bu samimi çabanın tam ortasında, camianın moralini bozan bir çıkış geldi: Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım’ın, medyaya verdiği demeçte “Galatasaray benim ikinci takımımdır” sözleri Samsunspor taraftarlarının kafasında haklı bir soru işareti bıraktı. Çünkü futbol sadece bir oyun değil; aynı zamanda aidiyet, tutku ve bağlılık meselesidir. Hele ki bir kulübün başkanıysanız, bu aidiyetin en üst düzey temsilcisi olmanız beklenir.
Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor: Samsun’un çocuklarına Samsunspor sevgisi aşılanırken, kulübün en tepe isminin gönlünün başka bir takımda olması nasıl açıklanabilir? Bu bir çelişki değil midir?
Elbette herkesin geçmişinde başka takımlara duyduğu bir sempati olabilir. Ancak bir futbol kulübünün başkanı olmak, o kulübün armasıyla özdeşleşmek anlamına gelir. Hele ki Samsunspor gibi geçmişi başarılarla, acılarla ve onurlu mücadelelerle dolu bir kulübe başkanlık yapıyorsanız, ağzınızdan çıkan her kelime taraftar için önemlidir. Çünkü siz sadece ekonomik yatırım yapmazsınız; duygusal bir bağın da temsilcisi olursunuz.
Bu noktada Samsunsporlu taraftarlara önemli bir görev düşüyor: Bu kıymetli kampanyayı başarıya ulaştırmak istiyorlarsa, önce kendi evlerinin içini düzenlemeliler. Başkanlarına açık ve net bir mesaj vermeliler:
“Samsunspor’un başkanının birinci takımı da, ikinci takımı da, doksan dokuzuncu takımı da Samsunspor olmalıdır.”
Bu çağrı, bir saygısızlık ya da kavgacı bir yaklaşım değil, bir şehrin kendine olan saygısının yansımasıdır. Çünkü bu şehir, Samsunspor ile var olmuş, Samsunspor ile acı çekmiş, Samsunspor ile gururlanmıştır.
Ve unutulmamalıdır ki; çocuklara verilen forma sadece bir kumaş parçası değil, bir aidiyet meşalesidir. O meşaleyi yakanlar da taşıyanlar da, sönmesine izin vermemelidir.
Bu şehrin çocukları Samsunsporludur.
Ve Samsunspor, sadece tribünlerin değil, başkanının da tek takımı olmalıdır.



