

İnsan olmanın, en önemli özelliklerinde birisi de çevresinde olanlara duyarsız kalmamaktır. Bazı çocuklar vardır daha çocukluklarını yaşamadan, mahallenin parklarında yâda evinin sokağın da oyunlar oynayıp, hayaller kurmadan, dünyanın en ağır yükünün altında bulur kendini. Hayatın ağır şartlarına, küçük bedenleri ile mücadele etmeye başlarlar. Tüm olumsuz şartlara rağmen hepsinin bir hayali vardır.
Bizim toplumumuzda, o hayallere dokunan, bir günde olsa onları bulundukları o ortamdan çekip alan, hayallerini gerçekleştirmeye çalışan insanlar vardır.
İşte onlardan birisi de Canan İnan…

Kendisi de bir anne olan Canan İnan, zaman zaman çalıştığı kuruma gelen ve el arabası ile kâğıt toplayan çocuklarla fırsat buldukça konuşmaya çalıştığını söyledi. Canan İnan, “ Çalışmış olduğum işyerine zaman zaman kâğıt toplayarak hayatını idame ettirmeye çalışan küçük çocuklar gelirdi. Fırsat buldukça onlarla sohbette bulunurdum. Yine bir gün sohbet halindeyken içlerinden birisi bana şöyle bir soru yöneltti; sen çocuğunun her istediğini alıyor musun? Çikolata da istese alıyor musun yani diye sorunca o kadar büyük üzüntü duydum ki anlatamam. O an bu çocuklar için bir şeyler yapılmasını gerektiğini düşündüm. Çocuklara hayallerini sordum. Kimi hamburger yemek, kimi sinemaya gitmek, kimi yeni kıyafet almak, kimisi de annesinin yanında olmasını istedi. Çocukların hayalleri o kadar küçüktü ki, bunları gerçekleştirmenin, onları bir gün bile olsa mutlu etmenin gerektiğini düşünerek işe koyuldum ve çalışmalara başladım” dedi.

HAFTA SONUNU ÇOCUKLARLA GEÇİRDİ
Çocuklarla ilgili düşüncelerini önce çalıştığı kurumun sahibi Şafak Cankurt’ta açtığını ve ondan büyük destek aldığını belirten Canan İnan, “ Şafak bey bu konuda bizi çok destekledi ve her konuda yanımızda olacağını söyledi. Hızlı bir şekilde çalışmaya başladım. Tekkeköy’de bulunan Gar Kafe sorumlusu Fatma Hanım ve Hasan Bey ile irtibata geçtim. Bu çocuklar için yapmak istediklerimi anlatınca kendisi de kefeleinde bizi ve minik misafirlerimizi ağırlamaktan mutluluk duyacağını ifade etti. Bunun üzerine çocuklara güzel bir pazar kahvaltısı organize ettik. Tek amacım çocukları mutlu edebilmek, bir gün dahi olsa ruhlarına dokunup, onlara özel olduklarını hissettire bilmekti” şeklinde konuştu.

BU ÇOCUKLARIN HAYATLARINA DOKUNMAK LAZIM
Çocukların küçük hayallerinin yanında hayatlarına da dokunmak gerektiğinin altını çizen İnan, “ Konu tabi ki daha büyük, bu çocukların ruhlarından sonra hayatlarına da dokunmak gerektiğinin bilincindeyim. Bu sebepten ötürü çocuklarla ilgili elimden geleni yapmak konusunda kararlıyım. Bir sonraki organizasyonumuzda çocuklarımızı Sevgi Tekkesi’nde ağırladıktan sonra yine Tekkeköy’de bulunan hayır çarşısından giydirip Bafra’da düzenlenecek olan Uçurtma Şenlikleri’ne götüreceğiz. Burada vermek istediğim mesaj bu çocukların küçük hayallerini gerçekleştirebilecek güçteyiz. Lütfen, çevremizdeki ihtiyaç sahibi çocuklara önce onlara özel olduğunu hissettirip yine gücümüz ölçüsünde yardımcı olalım. Bunu bir sosyal sorumluluk projesi haline getirip, bu çocuklarımızı sokaktan çekip alarak topluma kazandıralım. Başlatmış olduğumuz projeye destek olan iş insanlarına çok teşekkür ediyorum” dedi.



