

Yıl 2017. Bir müzik öğretmeni, yeni mezun. Gencecik, pırıl pırıl. Adı Aybüke. Hayal kurmuş; çocuklara müzik öğretecek, onlara hayatı sevdirecek. Sonra bir gün… Görev yaptığı Batman’da hain bir pusuda şehit edildi. Hayatını, ideallerini, umutlarını, bu vatan uğruna kaybetti.
Bugün Aybüke öğretmenin şehadetinin yıl dönümü.
Ve bugün…
Bütün bu yaşananları bilmesine rağmen, Aybüke’nin katillerini yücelten, onlara “sayın” diyen, terörün başına “kurucu önder” yakıştırması yapanlar; kendilerini bu acının ortağıymış gibi konumlandırıyor. Göstermelik taziye mesajları, sahte başsağlığı dilekleri… Hepsi içi boş, hepsi samimiyetsiz.
Soruyorum:
PKK denen kalleş yapıya tek kelimeyle bile mesafe koyamayanların, Aybüke öğretmenin adını anmaya ne hakkı var?
Katilin adını şerefle ananlar, kurbanın adını hangi yüzle zikrediyor?
Bir öğretmeni, bir Türk evladını alçakça şehit eden örgütü “kardeşlik projesi” adı altında meşrulaştırmaya çalışanlar; hangi vicdanla bu milletin acılarını paylaşabilir?
Kimse kusura bakmasın…
Bu milletin tertemiz şehitlerine methiyeler düzecek yüzü olmayanların, siyasi söylemlerini Aybüke üzerinden parlatmaya çalışması, en hafif tabirle ikiyüzlülüktür. Bu bir vicdan çürümesidir.
Bitiyorum…
Çünkü hâlâ meclis kürsülerinde, ekranlarda, gazetelerde, terörle arasına kalın duvarlar örmesi gerekenler; cümlelerinin arasında hainlere selam çakıyor.
Bitiyorum çünkü…
Bir gün bile “PKK terör örgütüdür” demekten imtina edenler, bugün timsah gözyaşları döküyor.
Şehitlerin adı, milletin yüreğinde yaşar. Ama ihanete göz yumanların, onları kendi söylemlerine alet etmesine asla izin verilemez.
Aybüke öğretmenin adı, ancak ve ancak vatanı için yaşayanların ağzında anılmalı.
Bu ülkenin birliği, dirliği için mücadele edenlerin yüreğinde yaşamalı.
Onun ismini ağzına alacak olan önce aynaya bakacak.
O katil başına methiyeler düzen geçmişiyle yüzleşecek.
O zaman belki dinleriz sizi…
Ama bugün değil.
Bu hâlinizle asla değil.
Aybüke öğretmeni anmak, onu anlamaktan geçer.
Ve bu millet, onun neyi temsil ettiğini çok iyi biliyor.
Unutmayacağız.
Unutturmanıza da izin vermeyeceğiz.



