reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam
HALİL DÜZENLİTÜM YAZILARI

AZERBAYCAN VE TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİ: OKULDAN AİLEYE, TARİHTEN GÜNÜMÜZE

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Azerbaycan’da devlet okullarında laik eğitim sistemi uygulanırken dinî bilgi daha çok aile, cami ve dinî kurumlar aracılığıyla ediniliyor. Türkiye’de ise Cumhuriyet’in ilk yıllarında okul temelli din eğitimi kademeli olarak daraltıldı; sonraki yıllarda yeniden eğitim sistemine dâhil edildi. İki ülkenin deneyimi, din eğitimi ile toplumun dinî hayatı arasındaki ilişkinin yalnızca okul müfredatı üzerinden açıklanamayacağını gösteriyor.
Din eğitimi yalnızca okulda mı verilir?
Bir toplumda din eğitiminin nasıl yürütüldüğünü anlamak için yalnızca okullarda hangi derslerin okutulduğuna bakmak yeterli değildir. Ailelerin çocuklarına aktardığı dinî bilgiler, camilerdeki eğitim faaliyetleri, din görevlilerinin rolü, dinî yayınlar ve bireysel öğrenme yolları da bu sürecin parçalarıdır.
Bu açıdan Azerbaycan ile Türkiye’nin din eğitimi tecrübeleri karşılaştırıldığında, devletin eğitim politikaları ile toplumun dinî bilgi edinme yolları arasındaki ilişkinin zaman içinde değiştiği görülür. Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra yaşanan dönüşüm tarihsel bir süreçtir. Azerbaycan’da ise din eğitiminin bugünkü çerçevesi, ülkenin laik eğitim anlayışı ve yürürlükteki mevzuatı doğrultusunda şekillenmektedir.
AZERBAYCAN’DA DİN EĞİTİMİ
Laik eğitim sistemi ve dinî öğrenme özgürlüğü
Azerbaycan’da devlet eğitim sistemi laik esaslara dayanır. Ülkenin dinî inanç özgürlüğüne ilişkin mevzuatının 6. maddesi, devlet eğitim sisteminin laik niteliğini açıkça belirtirken vatandaşların bireysel olarak veya başkalarıyla birlikte din öğrenmesine ve dinî eğitim almasına da imkân tanır. Dinî eğitim kurumlarının kurulması ve kutsal kitapların öğrenilmesine yönelik kursların faaliyetleri ise ilgili yasal düzenlemelere tabidir. [1]
Bu düzenleme, okullarda din eğitiminin bulunmaması ile dinî öğrenmenin yasaklanması arasında önemli bir fark olduğunu ortaya koyar. Azerbaycan’da devlet okullarında bütün öğrencilerin katıldığı, Türkiye’deki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine benzer ayrı bir zorunlu din dersi bulunmaması, vatandaşların dinî bilgi edinme imkânlarının ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Halk dinini nereden öğreniyor?
Azerbaycan’da dinî bilginin aktarılmasında aile önemli bir yere sahiptir. Çocuklar, aile büyüklerinden dinî bayramları, dua ve ibadetlerle ilgili gelenekleri, cenaze ve diğer toplumsal törenlerin uygulamalarını öğrenebilir. Bu aktarımın kapsamı, ailenin dinî yaşantısına ve çevresine göre değişir.
Camiler ve din görevlileri de dinî bilgi edinmenin başlıca kaynakları arasındadır. Bireyler ibadetler, dinî gelenekler ve inanç esasları hakkında din görevlilerinden bilgi alabilir. Dinî kurumların yürüttüğü kutsal kitap öğrenme kursları ve mevzuata uygun dinî eğitim faaliyetleri de bu alanda rol oynar.
Bunun yanında kitaplar, dijital yayınlar ve internet üzerinden sunulan içerikler kişisel öğrenme yollarını çeşitlendirir. Ancak bu kaynakların kullanımı ve toplum içindeki yaygınlığı konusunda kesin bir değerlendirme yapabilmek için güncel saha araştırmalarına ihtiyaç vardır.
Azerbaycan toplumunda Şiî ve Sünni İslam gelenekleri tarihsel olarak yer bulur. Bununla birlikte, bir kişinin hangi dinî bilgileri edindiği ve dinî hayatını nasıl sürdürdüğü yalnızca mezhepsel gelenekle açıklanamaz. Aile yapısı, yaşadığı çevre, kişisel tercihleri ve dinî kurumlarla ilişkisi de belirleyicidir.
Din eğitiminin hukuki çerçevesi
Azerbaycan’ın dinî inanç özgürlüğüne ilişkin kanunu, vatandaşların din öğrenebileceğini ve dinî eğitim alabileceğini belirtirken dinî eğitim kurumlarının kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin kurallar da getirir. Bu nedenle dinî öğrenme özgürlüğü ile dinî kurumların mevzuata uygun faaliyet göstermesi birlikte değerlendirilmelidir. [1]
Bu yapı, devlet okullarındaki laik eğitim anlayışı ile toplumun dinî bilgi edinme imkânlarının aynı şey olmadığını gösterir. Dinî eğitim, genel eğitim müfredatının dışında, mevzuatla belirlenmiş kanallar üzerinden yürütülebilir.
TÜRKİYE’DE CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA DİN EĞİTİMİ
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş
Türkiye’de Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılında eğitim sistemi, Osmanlı döneminden kalan farklı eğitim geleneklerini bünyesinde barındırıyordu. Modern okulların yanında medreseler de faaliyet gösteriyordu. Cumhuriyet yönetimi, eğitim kurumlarını ortak bir yönetim ve program çerçevesinde birleştirmeyi amaçladı.
Bu doğrultuda 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. Kanunla eğitim kurumları Maarif Vekâletine bağlandı. Kanunun 4. maddesi ise din uzmanları yetiştirmek üzere bir ilahiyat fakültesi kurulmasını ve imamlık, hatiplik gibi din hizmetlerini yerine getirecek görevliler için ayrı okullar açılmasını öngörüyordu. Dolayısıyla kanunun ilk düzenlemesi, din eğitiminin bütün biçimlerini baştan itibaren ortadan kaldıran bir hüküm olarak değerlendirilmemelidir. [2]
Nitekim 1924 yılında Darülfünun bünyesinde İlahiyat Fakültesi ve ülkenin çeşitli merkezlerinde İmam ve Hatip Mektepleri açıldı. Ancak bu kurumlar uzun süre devam etmedi. İmam ve Hatip Mekteplerinin sayısı azaldı ve kalan okullar da 1931-1932 öğretim yılına gelindiğinde kapandı. İlahiyat Fakültesi ise 1933 Üniversite Reformu sırasında eski yapısıyla devam etmedi. [2]
Din dersleri okullardan nasıl çıkarıldı?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında okul programlarında din dersleri bir anda ve aynı tarihte kaldırılmadı. Değişim, eğitim kademelerine göre farklı zamanlarda gerçekleşti.
1924 tarihli ilkokul programında Kur’an-ı Kerim ve din derslerine yer verilmişti. Ancak 1920’lerin sonundan itibaren din dersleri önce ortaokul programlarından çıkarıldı; 1930’lu yıllarda ise ilkokullardaki uygulama da sona erdi. Köy ilkokullarında din derslerinin kaldırılması 1939 yılına kadar uzandı. Bu süreçte bazı sınıflarda ve dönemlerde veli talebine bağlı istisnai uygulamalar da bulunuyordu. [3]
Böylece 1930’lu yılların sonlarına gelindiğinde genel devlet okullarında örgün din eğitimi büyük ölçüde program dışına çıkmıştı. Bu değişim, Cumhuriyet’in eğitim sistemini laik bir yapıda yeniden düzenleme çabalarının parçasıydı.
Bununla birlikte, okul programlarından din derslerinin çıkarılması, toplumdaki dinî hayatın sona erdiği veya insanların dinî bilgiden tamamen mahrum kaldığı anlamına gelmez. Dinî bilginin aktarımı, okul dışındaki kaynaklar üzerinden sürmeye devam etti.
Halk dinini nereden öğreniyordu?
Din derslerinin okullardan çıkarıldığı yıllarda dinî bilgi edinmenin başlıca yollarından biri aileydi. Çocuklar, anne babalarından ve diğer aile büyüklerinden dua, ibadet, dinî bayramlar ve gelenekler hakkında bilgi edinebiliyordu. Bu aktarım, ailelerin dinî yaşantısına ve içinde bulundukları çevreye göre farklılık gösteriyordu.
Camiler ve din görevlileri de dinî hayatın devamında önemli bir yer tutuyordu. İnsanlar ibadetlerini camilerde yerine getiriyor, dinî gün ve gecelerde toplu etkinliklere katılıyor ve dinî konularda bilgi edinebiliyordu. Bazı bölgelerde özel hocalardan ders alma ve geleneksel öğrenme biçimleri de sürüyordu.
Bununla birlikte, bu yolların bütün toplumda aynı ölçüde etkili olduğu söylenemez. Şehir ve köy hayatı, ailelerin eğitim düzeyi, yerel gelenekler ve dinî kurumlara erişim gibi etkenler, dinî bilginin nasıl aktarıldığını etkiliyordu.
Bu dönem açısından önemli nokta şudur: Okul temelli din eğitiminin daralmasıyla dinî öğrenmenin diğer kanalları arasındaki ilişki değişmiş; din eğitimi uzun yıllar boyunca genel okul müfredatının dışında kalmıştır. Bu tarihsel sürecin ayrıntıları, dönemin eğitim programları ve din eğitimi üzerine yapılan akademik çalışmalarda ele alınmaktadır. [3]
1940’LARIN SONUNDAN İTİBAREN YENİDEN DİN EĞİTİMİ
Türkiye’de din eğitimi konusu 1940’ların ikinci yarısında yeniden gündeme geldi. Çok partili hayata geçiş sürecinde din derslerinin okullara dönmesi ve din görevlisi yetiştirecek kurumların yeniden oluşturulması yönünde adımlar atıldı.
1949 yılında ilkokullarda isteğe bağlı din dersleri uygulamaya konuldu. Aynı yıl din görevlisi yetiştirilmesine yönelik kurslar da açıldı. Sonraki yıllarda din dersleri farklı eğitim kademelerinde yeniden yer almaya başladı. Ortaokullarda 1956’da, liselerde ise 1967’de din derslerine yeniden yer verildi. [3][4]
Bu gelişmeler, Türkiye’de din eğitimi politikasının Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren değişmeden devam etmediğini gösterir. Eğitim politikaları, dönemin toplumsal talepleri ve siyasal gelişmeleri çerçevesinde farklı uygulamalara sahne olmuştur.
Dolayısıyla Türkiye’nin din eğitimi tarihini yalnızca 1924’te başlayan ve tek yönde ilerleyen bir süreç olarak görmek eksik kalır. İlk yıllardaki kurumsal dönüşümün ardından din eğitiminin yeniden ele alınması, sonraki dönemlerin de önemli bir parçasıdır.
İKİ ÜLKENİN KARŞILAŞTIRILMASI
Azerbaycan’ın günümüzdeki eğitim yapısı ile Türkiye’nin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki uygulamaları arasında bazı benzerlikler kurulabilir. Her iki örnekte de devletin eğitim sistemini laik esaslarla düzenlemesi ve din eğitiminin genel okul müfredatındaki yerinin sınırlandırılması söz konusudur.
Ancak iki ülkenin tarihsel koşulları, mevzuatı ve kurumsal yapısı aynı değildir. Azerbaycan’da dinî öğrenme, günümüzde yürürlükte olan dinî inanç özgürlüğü mevzuatı çerçevesinde düzenlenmektedir. Türkiye’de ise Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki uygulamalar, Osmanlı’dan devralınan eğitim sisteminin dönüştürülmesi sürecinin bir parçasıydı.
Karşılaştırma başlığı
Azerbaycan’da günümüzde
Türkiye’de Cumhuriyet’in ilk yıllarında
Devlet eğitiminin niteliği
Laik eğitim sistemi
Eğitim sisteminin laik esaslarla yeniden düzenlenmesi
Okulda din eğitimi
Bütün öğrencileri kapsayan ayrı bir zorunlu din dersi bulunmuyor
Din dersleri kademeli olarak programlardan çıkarıldı
Dinî bilgi edinme
Aile, cami, dinî kurumlar ve kişisel öğrenme yolları
Aile, cami, din görevlileri ve okul dışındaki geleneksel öğrenme yolları
Dinî eğitim kurumları
Mevzuata tabi dinî eğitim kurumları ve kurslar
1924’te açılan İmam ve Hatip Mektepleri ile İlahiyat Fakültesi sonraki yıllarda kapandı veya dönüştürüldü
Sonraki gelişmeler
Dinî eğitim, yürürlükteki hukuk çerçevesinde sürüyor
1949’dan itibaren okul temelli din eğitimi yeniden gündeme geldi
Bu karşılaştırma, iki ülkenin dinî hayatını veya toplumların dindarlık düzeyini sıralamak için kullanılamaz. Okul müfredatları, toplumun dinî yaşantısını etkileyen unsurlardan yalnızca biridir.
OKULDA DİN DERSİ OLMAMASI, DİNİN TOPLUMDAN ÇEKİLMESİ DEMEK DEĞİLDİR
Azerbaycan ile Türkiye’nin din eğitimi deneyimleri, devletin eğitim politikaları ile toplumun dinî bilgi edinme yolları arasında önemli bir ayrım bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Azerbaycan’da devlet okullarının laik niteliği korunurken vatandaşların din öğrenme ve dinî eğitim alma imkânları mevzuat çerçevesinde sürmektedir. Türkiye’de ise Cumhuriyet’in ilk yıllarında din eğitimi veren kurumların yapısı değişmiş, okul dersleri kademeli olarak kaldırılmış ve dinî bilgi edinme büyük ölçüde okul dışındaki kanallar üzerinden devam etmiştir. 1940’ların sonlarından itibaren din eğitimi yeniden okul sistemine girmeye başlamıştır.
Bu tarihsel karşılaştırmadan çıkarılabilecek temel sonuç, din eğitiminin yalnızca okul derslerinden ibaret olmadığıdır. Aile, cami, din görevlileri, dinî kurumlar ve kişisel öğrenme yolları, toplumların dinî bilgiyle ilişkisini şekillendiren önemli unsurlardır.
Bir toplumun dinî hayatını anlamak için yalnızca eğitim programına bakmak yeterli değildir. Tarihsel şartları, hukuk düzenini, aile yapısını, ibadet alışkanlıklarını ve toplumsal gelenekleri de birlikte değerlendirmek gerekir. Azerbaycan ve Türkiye örnekleri, din eğitiminin hem eğitim politikaları hem de toplumsal hayat bakımından çok boyutlu bir mesele olduğunu göstermektedir.
Kaynakça
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, “Dini etiqad azadlığı haqqında” Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin düzenleme, özellikle 6. madde: https://president.az/az/articles/view/52128
Atatürk Ansiklopedisi, “Atatürk Döneminde Eğitim-Öğretim”: https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/916/Atat%C3%BCrk-D%C3%B6neminde-E%C4%9Fitim-%E2%80%93-%C3%96%C4%9Fretim
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, din eğitiminin tarihsel gelişimine ilişkin karar metnindeki değerlendirmeler: https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2014/15345
Erkan Kanbolat, “Cumhuriyet Dönemi Eğitim Kurumlarında Laikleşme Süreci ve Ahlâk Eğitimine Dair Tartışmalar”, Kastamonu Eğitim Dergisi, 2018.

reklam
Ataşehir Escortmadsalads.comgrandpashabetGrandpashabetgrandpashabeteskort konyaDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/porno izlepornoporno izlegrandpashabetporno sitelericasinofastporno sitelericasinofastcasinofastcasinofastcasinofastjojobet güncel girişporno siteleriporno siteleriporno sitelericasinofastDeneme Bonusu Veren SitelerHoliganbetporno izledeneme bonusu veren sitelerporno siteleriporno sitelerimarsbahismeritkingjojobetdeneme bonusu veren sitelerbahisfair güncel girişbahisfairbahisfair güncel girişcasibommatbetholiganbet 7720bahisfair girişporno siteleriDeneme Bonusu Veren Sitelerporno siteleriporno sitelericasibomcasibom güncel girişcasibomgrandpashabetjojobetcasibomholiganbetcasinofastmatbetcasibom girişgrandpashabetholiganbet girişjojobet girişvdcasino güncel girişjojobet girişmatbet girişcasibomcasibom girişMatbetsekabetmatbetsekabetpusulabetimajbetpusulabetvdcasinopusulabetpusulabetcasibomholiganbetjojobetsekabetmatbetsekabetmatbetgrandpashabetcasinoroyalnesinecasinojojobetjojobetjojobetpusulabetgrandpashabetcasibom girişcratosroyalbetcasibomcasibom girişcasinolevantcasinolevantcasibomtipobetcasibomgrandpashabetcasibomgarndpashabetcasibomcasibomcasibomgiftcardmall/mygiftjojobetimajbetcasinolevantcasibom güncel girişbetorderimajbetimajbetcasibommrking güncelmrking güncelGrandpashabetcanlı casino siteleriDeneme Bonusu Veren Sitelersahabetdeneme bonusu veren sitelerjokerbetjojobetcasino sitelericanlı casino sitelerideneme bonusuvdcasinojojobetjojobetgrandpashabet girişjojobet girişkulisbetmatbetsheratonkingSlotraenbet giriş

KarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyaka