Web sitemizde yer alan haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.
19 Mayıs Üniversitesi’nin Bafra’daki Eczacılık Fakültesi ve Çarşamba’daki Hukuk Fakültesi tartışması yeniden gündemde. Konuyu sürgünler, siyasî hesaplar ya da ilçeler arası rekabet penceresinden okumaya gerek yok. Mesele çok daha yalın: Üniversite dediğimiz kurumun doğru yapılandırılmaması.
Bir üniversitenin can damarı sayılan fakülteler bellidir: Tıp, Hukuk, Eczacılık, Eğitim… Bunlar ilçelerde değil, kampüsün merkezinde olur. Çünkü bu fakülteler sadece kendi alanlarıyla değil, üniversitenin bütün yapısıyla organik bağ kurar. Tıp Fakültesi’nin yanındaki Eczacılık ile ortak çalışması gerekir; Hukuk Fakültesi’nin öğrencileri, farklı disiplinlerden etkinliklere rahatlıkla erişebilmelidir. Kampüs hayatı dediğimiz şey, bu bütünleşmeyle anlam kazanır.
Peki bizde ne yapılıyor? İlçelere “prestijli” fakülteler dağıtılıyor. Bafra’ya Eczacılık, Çarşamba’ya Hukuk… Kulağa hoş geliyor, ilçelere canlılık katıyor belki ama gerçekte öğrenciyi de hocayı da kampüsün damarından koparıyor. Bir hukuk öğrencisinin Samsun merkezdeki seminerlere, konferanslara düzenli katılması mümkün mü? Bafra’da eczacılık okuyan bir gencin Tıp Fakültesi ile ortak araştırmalara dâhil olması kolay mı? Maalesef hayır.
Bu durumun kazananı kim oluyor? Kısa vadede esnaf biraz hareketleniyor, ilçeye birkaç bina yapılıyor. Ama uzun vadede kaybeden hem öğrenci hem akademisyen hem de üniversitenin itibarı oluyor. Çünkü üniversiteler “şehircilik projesi” değil, bilim ve eğitim kurumudur. İlçelere fakülte açarak yerel kalkınma sağlanmaz; en fazla günü kurtaran bir vitrin yapılır.
Dünyadaki güçlü üniversitelerin modeline bakalım: Harvard, Oxford, İstanbul Üniversitesi, ODTÜ… Hepsinde fakülteler merkezî bir kampüste bütünleşmiştir. Öğrenciler farklı fakültelerden ders alabilir, sosyal hayat fakülteler arası kaynaşma ile zenginleşir, hocalar disiplinler arası üretim yapabilir. Bizde ise “her ilçeye bir fakülte” anlayışıyla üniversiteler parça parça edilerek zayıflatılıyor.
İlçelere yatırım elbette olsun. Ama bu yatırımlar meslek yüksekokulu, uygulamalı fakülte, araştırma merkezi şeklinde planlanmalı. Üniversitenin omurgası olan fakülteler ise merkezde kalmalı. Yoksa ne öğrenci kazanır, ne hoca kazanır, ne de Samsun’un akademik itibarı…