

Her 23 Nisan’da sadece bir bayramı değil, bir milletin küllerinden doğarak yeniden ayağa kalkışını kutlarız. Bu özel gün, Türk milletinin bağımsızlık kararlılığını ilan ettiği ve kendi kaderine sahip çıktığı Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gündür. Aynı zamanda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyada eşi benzeri olmayan bir vizyonla, bu anlamlı günü çocuklara armağan ettiği gündür. Egemenliğin milletin olduğu bu tarih, geleceğin de çocuklarda şekilleneceğine dair güçlü bir inançla bütünleşmiştir.
Milli Mücadele’nin Doğuşu ve Meclise Giden Yol
1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası Anadolu’nun dört bir yanı işgal altına alınmış, Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermişti. Ancak bu topraklarda umudunu yitirmemiş bir avuç yürekli insan, halkın iradesine dayalı yeni bir yönetimin temellerini atmak üzere harekete geçti. Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan bu kurtuluş mücadelesi, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile örgütlü bir direnişe dönüştü.
Sonunda 23 Nisan 1920 tarihinde, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu, halkın kendi kaderine sahip çıkmasıydı. Egemenlik artık sarayda değil, milletteydi. Meclis, hem kurtuluşun hem de kuruluşun merkezi olacaktı.
Atatürk ve Çocuklara Armağan Edilen Bir Gelecek
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu tarihi günü sadece bir egemenlik simgesi olarak değil, aynı zamanda milletin geleceğini şekillendirecek çocuklara ithaf edilen bir bayram olarak ilan etti. Çünkü O, bir milletin geleceğinin çocukların elinde olduğuna yürekten inanıyordu.
Atatürk’e göre, çocuklar yalnızca birer birey değil; Cumhuriyet’in en büyük hazinesiydi. Onları özgür düşünen, bilimle yoğrulmuş, ahlaklı bireyler olarak yetiştirmek; milletin kaderini aydınlatacak en büyük adım olacaktı. İşte bu yüzden 23 Nisan, sadece geçmişin değil, geleceğin de bayramı oldu.
Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Bir Bayram
23 Nisan, dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram olma özelliğiyle eşsizdir. Her yıl Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanından gelen çocukların katılımıyla coşkuyla kutlanır. Bu bayram, savaşın gölgesinde doğmuş bir milletin barışı, sevgiyi ve kardeşliği en saf haliyle çocukların gözlerinden gördüğü bir mirastır.
23 Nisan, yalnızca bir tarih değil; bir değerler bütünü, bir inanç, bir emanettir. Bu emanet, Türkiye Cumhuriyeti’nin çocuklarının omuzlarında yükselecektir.



