

Tarihten Ders, Atatürk’ten İlke Almak Zorundayız
Yeni Bir “Üst Kimlik” Arayışı mı?
Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşanan çöküşe karşı üç büyük fikir sistemi çözüm olarak önerildi: Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük. Ancak ilk ikisi, çokluk içinde birlik üretmek şöyle dursun, çözülmeyi daha da hızlandırdı. Nihayetinde Türkçülük, millî bir kimliğin harcını tutarak Türk milletini yeniden ayağa kaldırdı.
Bugünse benzer bir yol ayrımındayız. “Türkiyelilik” adı verilen yeni bir üst kimlik arayışı yeniden gündeme sürülüyor. Ancak bu kavram, Atatürk’ün inşa ettiği “millet” tanımına, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerine ve tarihsel tecrübeye açık bir meydan okumadır.
1. Osmanlıcılık’tan Türkiyeliliğe: Bir Kısır Döngü
Osmanlıcılık: 19. yüzyılda tüm tebaayı “Osmanlı” kimliği altında birleştirme çabasıydı. Ancak gayrimüslim unsurlar Batı’nın etkisiyle ayrı ulus devletlere yönelince bu fikir çöktü.
Türkiyelilik: Bugün benzer bir şekilde etnik grupları “Türkiyeli” adı altında toplamak isteyen bir üst kimlik çabasıdır. Ancak geçmişin gösterdiği gibi, kimliksiz bir üst kimlik, dağılmanın zeminidir.
2. Atatürk ve Millet Kavramı: Anayasal Açıklık
Mustafa Kemal Atatürk, millet tanımını net biçimde ortaya koymuştur:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” (1923)
Bu tanımda etnik üstünlük değil, yurttaşlık bilinci esastır. Türk, bir etnik kimlikten çok daha fazlasıdır: Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin ortak kimliğidir. Atatürk bu milletin temel taşıdır, “Türkiyelilik” gibi bulanık kavramlar değil.
3. Dil, Eğitim ve Devletin Tekliği: Taviz Verilemez
Eğitimde birlik, resmi dilin Türkçe oluşu, tek bayrak ve tek millet ilkesi Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin harcıdır. Bugün bazı çevrelerin “anadilde eğitim” gibi söylemlerle bu yapıyı sulandırma çabası, 150 yıl önceki hataların tekrarından başka bir şey değildir.
“Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin inkişafında başlıca müessirdir.”
— Mustafa Kemal Atatürk
4. Atatürkçülük Görünümlü Kimliksizleştirme
Bugün “Türkiyelilik” savunucularının bir kısmı, lafa gelince “Atatürkçü” görünmekte; ancak Atatürk’ün millet anlayışını ya hiç okumamakta ya da görmezden gelmektedir. Gerçekte bu kişiler, Atatürk’ün kurduğu milli devleti etnik kimliksiz bir yapıya dönüştürmek istemektedir.
Oysa Atatürkçülük, millet fikrinden vazgeçmek değil, o fikri devletin temeline koymaktır.
5. Tarih Tekerrür Etmesin: Kimliğimizle Varız
Tarihte kimliğini kaybeden toplumların sonu ya bölünme ya da asimilasyon olmuştur. Türk milleti, adını şehit kanıyla yazmıştır. Cumhuriyet’in ve anayasanın temeli, Türk milleti kavramıdır. “Türkiyelilik” gibi kavramlarla milli kimlik bulanıklaştırılamaz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin adı bellidir.
Milletin adı bellidir.
Bayrağı, dili, tarihi, kültürü bellidir.
Atatürk’ü Doğru Anlamak Cesaret İster
Atatürk’ü laiklik ya da modernleşme yönüyle anmak önemlidir; ama esas olan onun millet anlayışını kavramaktır. Atatürkçülük, Cumhuriyet’i “Türkiyelilik” gibi soyut kimlik arayışlarına feda etmek değil; Türk milletini yüceltmektir.
Bugün her zamankinden daha fazla ortak bir sesle haykırmalıyız:
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”



