Web sitemizde yer alan haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.
Beşiktaş derbisi bittiğinde skor tabelasında sadece bir mağlubiyet yazmıyordu. O an; umutlar bitti, hayaller söndü ve en çok da çocuklar ağladı. Fenerbahçe’nin geleceği olan o minik yürekler, ekran başında gözyaşlarıyla haykırıyordu: “Artık bırakın, artık defolun gidin!” O masum sesler, aslında milyonların iç sesi olmuştu.
Kimi sosyal medya videosunda, formasına sarılıp ağlayan bir çocuk… Kimi ise annesine bağırıyor: “Yine kaybettik anne, yine!” Bu sahneler yalnızca bir maçın kaybedilmesinden ibaret değil. Bu, bir kimliğin, bir mirasın, bir camianın yok oluşuna karşı yükselen feryattır.
Fenerbahçe tarihinin en ruhsuz dönemini yaşıyoruz. Sahada ne mücadele var, ne hırs, ne de o eski heyecan. Bu takımın formasını giyen futbolcu, her şeyden önce bu formanın ağırlığını hissetmelidir. Ama bugün sahada olanlar, sanki bir günlüğüne forma giymiş turistler gibi. Yüzlerinde korku değil kayıtsızlık var. Bu, kabul edilemez.
Teknik direktör? Saha kenarında bir izleyici gibi. Oyuna müdahale eden değil, oyunu not eden bir gözlemci adeta. Liderlikten uzak, karardan bihaber. Taraftarın gözünde artık sadece bir “isim” o kadar.
Yönetim? Onlar hâlâ “sabredin, süreçtir” diyerek kulaklarını tribünlere tıkıyor. Ama biz bıktık. Çünkü biz her sezon sabrettik. Her sene umutlandık, her defasında hayal kırıklığına uğradık. Artık ‘yapı’ masalları değil, onurlu duruş görmek istiyoruz.
Fenerbahçe bir zamanlar Kadıköy’de rakiplere cehennemi yaşatırdı. Şimdi ise Kadıköy’e gelen her rakip “puan alırız” umuduyla sahaya çıkıyor. Çünkü ruhsuzluk yalnızca sahada değil, tribünlerde de bulaşıcı hale geldi. Taraftar sessiz değil, suskun. Fark bu.
Ve şunu çok iyi bilsinler:
Bu camia öyle bir camiadır ki, ağlayan çocuklarının gözyaşını silecek kadar güçlü, ama onları ağlatanı da affetmeyecek kadar onurludur.
Yönetime son bir çağrımız var:
Ya radikal bir değişim yapın…
Ya da bu kutsal formayı, bu arma aşkını, bu yüce camiayı terk edin. Çünkü Fenerbahçe; ruhsuzlara, vizyonsuzlara, günü kurtaranlara emanet edilemeyecek kadar büyük bir sevdadır.