Web sitemizde yer alan haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.
Samsunspor’un son haftalarda sergilediği performans, taraftarları hem hayal kırıklığına uğratıyor hem de derin bir öfkeye sürüklüyor. Sezonun 2. Yarısında kurulan hayallerin yerini, artık sert eleştiriler ve sorgulamalar aldı. En çok sorulan soru ise şu: Samsunspor Avrupa’ya mı gidecek? Bu futbolla mı?
Her şeyden önce, bir takımın Avrupa kupalarını hedeflemesi için sadece puan tablosunda üst sıralarda yer alması yetmez. Takım ruhu, istikrar, aidiyet duygusu ve sahada sergilenen karakter bu yolun asıl taşlarıdır. Oysa Samsunspor’da ne yazık ki bu değerlerin çoğu eksik. Gönüller kırılmış, umutlar zedelenmiş durumda. Çünkü bu takım, son dönemde öylesine vurdumduymaz bir oyun oynuyor ki, taraftar sadece puan kayıplarına değil, ruhsuzluğa da isyan ediyor.
Çok Ah Aldı Bu Takım
Futbol yalnızca saha içinde değil, saha dışında da kazanılır. Samsunspor, bu sezon özellikle tribünle olan bağını zedeledi. Samimiyetini kaybetmiş, mücadele etmekten uzak bir oyuncu grubu ve günü kurtarmaya çalışan bir yönetim anlayışıyla, kulüp adeta kimlik krizine girdi. Herkesin birbirine tahammülü azaldı. Taraftarın umudu kırıldı, kulübün iç dengeleri bozuldu. Böyle bir ortamda alınan her kötü sonuç, alınan her karar, alınan her yanlış transfer — hepsi birer “ah” olarak geri dönüyor.
Önce Takım Olunmalı
Futbol bir takım oyunudur. Bireysel yetenekler, ancak kolektif bir uyum içinde anlam kazanır. Samsunspor’un bugünkü görüntüsüne baktığımızda, her kafadan bir sesin çıktığı, sahada aynı hedefe koşmak yerine bireysel hesapların döndüğü bir yapı gözlemleniyor. Bu formayı giyen her oyuncu, Samsunspor tarihinin ve taraftarının ne kadar fedakâr olduğunu bilmeli. Aklı ve kalbi çelişen oyuncular, bu kutsal formanın yükünü taşıyamaz. Gönlü başka yerde olan, sahaya yüreğini koymayan kim varsa, bu takımda yeri olmamalı.
Avrupa Hayali Mi, Aldatmacası Mı?
Avrupa kupalarına gitmek elbette önemli bir hedef. Ancak bu hedefin sahaya ve yönetime yansıması şart. Bugün Samsunspor’da ne saha içinde bu hedefin heyecanı var, ne de yönetim kademesinde bu vizyona uygun bir planlama. Taraftar, başarıya aç ve heyecana susamış durumda. Ancak karşısında sürekli tekrar eden hataları ve aynı sorunları izliyor. Bu durumda Avrupa hedefi, umut olmaktan çok bir illüzyona dönüşüyor.
Önce Yüzleşme, Sonra Yeniden Doğuş
Samsunspor, büyük bir camiadır. Bu şehir futbolu sever, destekler, sahip çıkar. Ancak bunun karşılığını görmek ister. Bu nedenle, öncelikle içeride ciddi bir yüzleşme yapılmalı. Kim bu formayı gerçekten taşımak istiyor, kim sadece kariyer durağı olarak görüyor, ortaya konmalı. Ardından, sağlam temellere dayalı bir yeniden yapılanma süreci başlatılmalı. Ancak o zaman, Avrupa sadece bir hayal değil, hak edilmiş bir hedef olur.