Gaziantep PartnerKayseri PartnerAnkara Partner Alanya Partner Antalya PartnerSakarya PartnerSamsun PartnerŞişli PartnerKuşadası PartnerMaltepe Partnerİzmir Partner Konya PartnerBursa PartnerMersin PartnerBeylikdüzü Partner
reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam
HALİL DÜZENLİTÜM YAZILARI

“Anne ben yarın gidiyorum…!”

Yayınlanma Tarihi : Google News
“Anne ben yarın gidiyorum…!”
reklam
“Anne, ben yarın Anadolu’ya gidiyorum. Buraların hali malum değil. Selanik nasıl elden gittiyse buralar da öyle olabilir. Ben, kurtarmaya çalışacağım. Ne elimden gelirse onu yapacağım. Fakat bu işte tehlike çoktur. Hesapta ölmek, gidip gelmemek de vardır. Bana hakkını helal et.” Mustafa Kemal Paşa, vatanı kurtarmak için yalnız eli kanlı düşmanla değil, İstanbul Hükûmeti ile de mücadele etmek zorunda kalacaktır. Çıktığı bu kutlu yolda başına neler geleceğini az çok tahmin edebildiği için ailesini uyarma gereği duymuştur. Kız kardeşi Makbule Hanım, o gece yaşananları ve Mustafa Kemal’in anlattıkları karşısında Zübeyde Hanım’ın fenalık geçirişini şöyle anlatmaktadır: “(…) Makbuş! dedi. Annemin karyolasının karşısına yer sofrası hazırla! Bu gece sizinle biraz dertleşmek istiyorum. Yarın gideceğim. Hayat bu. Belki ölürüm, gelemem; size söyleyeceklerim var. Annemin karyolasının karşısına yer sofrası hazırladık. Minderleri, yastıkları yerleştirdik. Ağabeyim, annemin karşısına geçti: Anneciğim, dedi, burası Selânik gibi değil. Ben gittikten sonra yanılıp da sokaklara çıkmayın! Benim işim büyük. Bu işte muvaffak olabilmem için kalp huzuruyla çalışmam lâzım. Beni merak ve endişede bırakmayın. Giderken gözüm arkada kalmasın. Elimi, ayağımı bağlamayın. Memleket için çalışırken sizden yana bir üzüntüye uğramak istemem. Annem, heyecandan düşüp bayıldı; zaten hasta idi kadıncağız. Biraz sonra kendine geldiği zaman, oğlunun muvaffak olması için Tanrı’ya dua ediyordu. O gece sabaha kadar uyumadık, konuştuk, dertleştik.”

Resim

“Ertesi gün, araba kapıya dayandı. Annemle ağabeyimin birbirlerine vedası çok hazin oldu. Sarıldılar, öpüştüler. O, annemin ellerini tekrar tekrar dudaklarına götürdü. Öptü, öptü, öptü… Aşağıya kendisini uğurlamak üzere arkadaşları gelmişti. Âdetimiz gereği aşağıda erkekler olduğu için, ben alt kata inmedim. Ağabeyim merdivenin başına çıktı; gözlerini gözlerime dikti. Belki dakikalarca konuşmadan birbirimize baktık. Ben olanları ve olacakları düşünecek halde değildim. Ağabeyim: -Niçin konuşmuyorsun Makbuş? dedi. -Ağabeyim dedim, ne konuşayım… Muharebeye giderdin bilirdim. Terfi ederek giderdin bilirdim. Bir vazife ile giderdin bilirdim. Fakat bugün ne için gidiyorsun? Benim aklım durdu bu gidişe! -Evet Makbuş, dedi. Merak etme bunu da bilirsin inşallah! Beni bağrına bastı. Veda etti. Merdivenleri atlayarak aşağı indi. O, arkadaşlarının refakatinde arabasına binip kapıdan uzaklaştığı zaman, biz pencerelere yığılmış, gözyaşı döküyorduk. Bizi gene annem teselli etti: -Sen asker kardeşisin! dedi. Ayıp. Ağlanır mı hiç askerin ardından? Üzüntünü belli etme kimseye. Misafirlere şerbet ez. Memleketi için giden insanın, ölse bile ardından ağlanmaz!”
Mustafa Kemal’den Zübeyde Hanım’a Telgraf: “Samsun’a Ayak Bastım, Merak Etmeyin” Mustafa Kemal Samsun’a çıktıktan sonra kendisi ve beraberindekiler için önceden hazırlanan Mıntıka Palas Oteli’ne yerleşti. Buradan ailesine çektiği telgrafla sağ salim geldiğini bildirdi: Makbule Hanım anlatıyor: “Üç gün, üç gece telefonumuz çalmadı. Ağabeyimin aramızdan ayrılışı o kadar belli oluyordu ki. Üç gün sonra ‘Samsun’a ayakbastım, merak etmeyin!’ diye telgrafı gelince Telefonumuz gene çalmaya başladı. Fakat telefonun zilinde hep bir müjde sesi vardı. Ağabeyimin Samsun’a çıktığını bizim gibi haber alan diğer arkadaşları bizi tebrik ediyorlar, ‘Gözünüz aydın!’ diyorlardı. Gidiş, o gidiş. Ağabeyim sekiz sene kayboldu. Beş-on günde bir, onun bir adamı geliyor, kendisi namına bizim hatırımızı soruyor, gidiyordu. Mevcut parasını giderken bankaya yatırmıştı. Bu para, benim, annemin ve kendisinin mührü ile çekilebiliyordu. Bize gönderdiği mektuplarda ‘Sakın darlık çekmeyin!’ diyordu. Bu paraları harcayın, yetişmezse evdeki halıları satın. Sıkıntıda kalmayın!
Zübeyde Hanım’ın Evini Bastılar! Mustafa Kemal Paşa hakkında idam kararı alındığında İstanbul’da bulunan ve çaresizlik içinde gelişmeleri takip eden Zübeyde Hanım, oğlunun idam edileceği endişesiyle hastalanıp yataklara düşmüştür. İstanbul Hükûmeti yine de yaşlı kadını rahat bırakmamakta, sık sık oturdukları evi bastırıp arama yaptırmaktadır. Makbule Hanım o dönemde yaşadıkları baskı ve korku içindeki hayatı şöyle anlatmaktadır: “(…) Anadolu’ya geçtiği zaman biz gözetim altında idik. Zaten ağabeyimin emri gereğince biz de hiçbir yere çıkmadık; eve kapanıp kaldık. Ağabeyimin İstanbul’daki adamları ara sıra bizi ziyarete gelirdi. Bunun dışında misafirliğe bile gitmezdik. Bir gün kapı çalındı. Pencereden baktım, tanımadığımız kimseler. Açmadım. Gene çalındı. Bu sefer aşağı indim. Tam on sekiz kişilik bir kalabalık. Osmanlı hükümetinin adamları. Kapının dışına çıktım: -Ne var, ne istiyorsunuz? dedim. -Evi arayacağız! dediler. Kızdım: -Canım, bizim evimizi ne hakla basıyorsunuz? Dedim. Annem hasta, felçli. Ölüm yatağında. Ben yalnız bir kişiyim! -Hayır, arayacağız! diye ısrar ettiler. Kapının önüne çıktım. O zamanlar gazetelerde Mustafa Kemal aleyhinde birçok yazılar çıkıyordu. Onun idamına karar verilmişti. Her gazete, onu fena bir insan tanıtmak istiyordu. Bütün bu neşriyat sarayın emri ile yapılıyordu. Birden bunları düşündüm o anda. -Evimizi basmaya hakkınız yok! diye bağırdım. Kendisini gazetelerde fena bir adam diye tanıttığınız bir insanın evini niçin basıyorsunuz? Mademki ağabeyim fena bir adam, neden ondan bu kadar çekiniyor, kendisine bu kadar ehemmiyet veriyorsunuz? Burası benim evimdir. Bu evi basmaya hakkınız yok! Kapıdaki kalabalık kendi aralarında konuşup görüşürken, yan taraftan birkaç kişi belirdi. Yanıma yaklaştılar ve kapının aralığında fısıltı halinde: -Korkmayın! Dediler. Biz Mustafa Kemal’in adamlarıyız. Evi kimseye bastırmayız. Siz kapıyı kapatıp, çıkın yukarı! Ağabeyimin adamlarının bizi bu kadar dikkatle takip ve himaye etmeleri beni çok gururlandırdı. Sevinçle yukarı çıktım. Kocama haber verdim. O da çizmelerini giyindi. Yan odaya geçti. Bu sefer annemin yanına gittim: -Anne, dedim, endişe etme! Ağabeyimin adamları da etrafta dolaşıyor. Hiçbir şey yapamaz kimse!
reklam
Ataşehir Escortmadsalads.comgrandpashabetGrandpashabetgrandpashabeteskort konyaDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabethttps://contact.moerleinlagerhouse.com/child pornstarzbetgrandpashabetgrandpashabetchild porngrandpashabetchild pornchild pornqweparmabet girişparmabetkopazartipobetjojobet2014marsbahiscasibomcasibom girişbetmoonjojobetchild pornbetasus girişroyalbet girişsüperbet girişbetasus girişjojobetchild pornchild pornchild pornchild pornjojobetpalacebetbetsalvador girişcasinoroyal girişgrandpashabetholiganbetgrandpashabetmatbetgrandpashabetjojobetpusulabetbetsalvadortlcasinobetgaranti girişcasinoroyaltlcasino girişamgbahismarsbahisgrandpashabetmatbetgrandpashabet girişbetgarantiamgbahis girişamgbahis girişgrandpashabetbetasus girişamgbahissekabetmatbet güncel girişvdcasinograndpashabetvdcasinograndpashabet girişsekabet girişvdcasino girişDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerCasibomBetcio imajbetmarsbahisholiganbetholiganbetgrandpashabetmatbetgrandpashabetjojobetpusulabetjojobetmarsbahis girişimajbetsekabetmarsbahisholiganbetjojobetcasibom girişJojobet GirişjojobetJojobet GirişMarsbahis GirişCasibommarsbahisCasibomCasibom Girişjojobetholiganbetmarsbahischild porn

KarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyakaKarşıyaka