

- Dünya savaşı bitmiş, Mondros Ateşkes antlaşması imzalanmış ve vatanın her köşesi işgal edilmeye başlanmıştı. Bu işgale son verecek milli bir ruhun harekete geçmesi gerekiyordu. Mustafa Kemal Paşa İstanbul’da kaldığı 6 ay boyunca çeşitli temaslarda bulunmuş ve artık harekete geçme vaktinin geldiğine karar vermişti. İşte bugünlerde Anadolu’ya geçmek için fırsatlar arıyordu. Beklediği fırsat gelmişti…
19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, burada kaldığı altı gün boyunca resmi işleri ile meşgul olmuştur.
Milli mücadele 25 Mayıs 1919’da Havza’da başlamıştır
Mustafa Kemal Paşa, 25 Mayıs 1919 günü öğleden sonra, otomobil ile Havza’ya gelerek, Mesudiye Oteli’ne yerleşmiştir.
Mustafa Kemal Paşa, Mesudiye Otelini ulusal kurtuluş savaşı için ana karargâh seçmiş ve burada kaldığı 18 gün boyunca Kurtuluş Savaşı’nın ilklerini planlayıp hayata geçirmiştir.
Bugün 25 Mayıs, bu topraklar üzerinde kirli hesaplar yapan, emperyalist güçlere ve onların iş birlikçilerine unutamayacakları bir dersi verdiğimiz gündür. Bugün Havzamızın gurur günüdür. Bugün Havzamızın Bayramıdır. Hepimize kutlu olsun.
Bugün, burada yakılan özgürlük ateşinin, ilk kıvılcımının atıldığı ve Erzurum’da, Amasya’da, Sivas’ta ve karış karış tüm Anadolu’da tutuştuğu, Afyon ovasında 30 Ağustos’ta alevden sele dönüştüğü , “ölürsem şehit, kalırsam gazi” diyenlerin, Allah Allah nidalarıyla süngünün üstüne bedenlerini attıkları gündür.
Atatürk, “İlk Kıvılcım Karargâhı”nı Havza’da kurmuş, “İlk Amasya Tamimi”ni de Havza’da kaleme almıştır. Yine, Orta Karadeniz’de katliamlar başlatan Pontus ve Ermeni çetecilere karşı Serdengeçtiler Teşkilatı’nı kuran (1919) Bayram Çon, Mustafa Kemal’e “İlk Destek” veren yerel direnişçi olurken, Emperyalist işgale karşı “İlk Miting” Havza’da yapılmıştır. Mitingde “İlk Direnişe Çağrı” konuşmasını Havza’da yapmıştır. İstanbul’daki padişaha, Milli Mücadele’nin başladığı haberini bildiren “İlk Telgraf” Havza’dan çekilmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yüreğinde Havza’nın ve Havzalıların yeri farklıdır;
-…”Kahraman Havzalılar! Sizinle en elemli ve yaslı günlerde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Eğer Havzalıların o samimi ve içten iyi kabulleri olmasa ve eğer Havza’nın yararlı ve şifalı kaplıcaları sağlık durumum üzerinde olumlu bir tesir bırakmasaydı, emin olunuz ki inkılap için çalışamayacaktım. Bundan dolayıdır ki, Havza’ya ve Havzalılara çok borçluyum. Kalbi bağlılığımı ebediyen saklayacak, sizi hiç unutmayacağım. Muhterem Havzalılar, ilk cüreti, ilk cesareti gösteren, ilk teşkilatı yapan siz oldunuz! İnkılap ve Cumhuriyet Tarihi’nde, kahraman Havza’nın ve Havzalıların büyük bir yeri vardır.”



