

Çanakkale Zaferi’nin 105. yılını kutluyoruz. Çanakkale, Türk gençliğinin, bir kuşağın vatanı uğruna gözünü kırpmadan şehadet şerbetini içtiği, inanılmaz bir inancın, fedakârlığın örneğidir. Bugün köşemde Çanakkale Savaşı sırasında yazılan “Hey onbeşli” adlı türkünün hazin hikayesine ver veriyorum.’
Hey 15’li türküsü aslında bir ağıt, ancak günümüzde oyun havası gibi algılanıyor.
Çanakkale Savaşı sırasında, İtilaf Devletleri’nin Nisan 1915’ten itibaren kara çıkartmasına başlamalarıyla birlikte cephede takviye kuvvetlere ihtiyaç hâsıl olunca Sultan V. Mehmed Reşad 14 Mayıs 1331’de (27 Mayıs 1915) bir irade (emir) yayınlayarak, Askeri Mükellefiyet Kanunu’nda değişiklik yapmak ve lise talebelerini de cepheye çağırmak zorunda kalmıştı.
Sultan Reşad, yayınladığı iradede, “kâtib-i sultaniye 10. sınıfa devam edenlere dair” başlıklı fıkra da geçici bir düzenleme yapma yoluna gitmişti. Bu düzenlemeye göre, “geçici kanunun 42 maddesine muayene sonucunda sultani mekteplerinin onuncu sınıflarında bulunanlar da sözü edilen hizmet hakkına nail olacaklardır” denmiştir.
Harbiye Nezareti de bir tebliğ yayınlayarak, 18 yaşındakilerin henüz askerlik hizmetine çağrılmamışları ile bedenleri gelişmiş, harbe elverişli ve silah kullanmaya kabiliyetli olanlarından 15 ila 19 yaş arasındaki müsait bulunanların da kıtalara teslim olmalarını istemişti.
Bu çağrı üzerine, Balıkesir, Bursa, Kütahya, Manisa, Adapazarı, İzmir, Aydın, Muğla, Tokat ve Konya’nın, tahsillerinin ve hayatlarının henüz başındaki bu yeni yetme gençleri, vatanın kendilerinden beklediği yüce vazifeyi hakkıyla ifa etmek azim ve inancıyla silâhaltına koşacaklardı.
Ekseriyeti 15 ila 19 yaşında olan bu genç bahadırların, analarının bu kınalı kuzularının, cepheye katılımları anısına Anadolu’da yakılan meşhur “Hey Onbeşli Onbeşli” adlı türküde de söz konusu durum çok acı ve dramatik bir dille anlatılmıştır. Burada sözü edilen “15’liler” 1315 doğumlulardır. Türküde, bu 1315’li gençlerden şöyle bahsediliyordu:
“Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
Aslan yârim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi on yediye
Gidiyom gidemiyom
Az doldur içemiyom
Sevdiğim pek gönüllü, koyup da gidemiyom”
İşte “Hey onbeşli onbeşli.” türküsünün gerçek
öyküsüdür bu.
Bu türkünün hikayesinin yer aldığı, “Tevellüt 1315” adlı tiyatro oyunu zaman zaman Türkiye’nin çeşitli illerinde sahnelendi.
Oyunun konusu Tokat yöresine ait “hey 15’li” türküsü…
Oyunun yazarı Mustafa Arıkoğlu bu tiyatro ile bazı hususlara dikkat çekmek istediğini belirtiyor.
TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ
Hicri 1315 doğumlu Tokatlı Halil evin en küçüğüdür. Yasa gereği her evde bir erkek, ailesinin güvenliğini ve geçimini sağlamak için askere alınmayabiliyordu. Ama Halil, gönüllü olarak Çanakkale’ye gitti. Geride bıraktığı annesi Rum çeteciler tarafından öldürülür, sözlüsü Hediye’ de kaçırılır. Hediye’nin bu andan itibaren hayatı kararır.
Hediye’yi uzun bir aradan sonra serbest bırakırlar. Halil’de köyüne döner. Hediye’nin başından geçenleri yanlış anlar. Ve kavuşmak ahirete kalır.
Türkü bir ağızdan değil Halil ve Hediye´nin karşılıklı konuşması şeklinde söyleniyor.
“15’Lİ TÜRKÜSÜ BİR AĞIT”
Oyunun yazarı Mustafa Arıkoğlu “hey 15’li” türküsünün oyun havası olmadığını bir ağıt olduğunu vurgulamak için böyle bir oyun yazdığını söylüyor.
Bu ağıt Çanakkale savaşında bir hüznün hikâyesinin dışavurumu…
Ancak günümüzde “Hey 15’li” türküsünü, düğünlerde oyun havaları olarak dinliyoruz, ritim tutuyoruz.
Sağlıcakla kalın…



