Erzurum’da Bulunan Mezar Alaaddin Keykubat’a mı Ait?

Erzurum’da Bulunan Mezar Alaaddin Keykubat’a mı Ait?
logo_sag
          Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Ovaköy Mahallesi’nde, definecilerin zarar verdiği kümbette üzerinde ‘Sultan Alaaddin’ yazan bir sanduka bulundu.

          Bulunan kemikler üzerinde yapılacak DNA testleri ile hem mezarın Alaaddin Keykubat’a ait olup olmadığı, hem de Sultan’ın ölüm nedeni ortaya çıkarılacak.

          Defineciler kümbeti iş makinesiyle tahrip etti, halk jandarmaya haber verdi

Erzurum’un Pasinler ilçesinde definecilerin zarar verdiği kümbette Alaaddin Keykubat’a ilişkin izler bulundu.Jandarmanın koruma altına aldığı kümbette, Erzurum Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Erzurum Müze Müdürlüğü çalışma başlattı. Kazı ekibi, bir sandukanın üzerinde ‘Sultan Alaaddin’ yazısını tespit etti.  Kazı ekibi, bir sandukanın üzerinde 'Sultan Alaaddin' yazısını tespit etti
Alanda çalışma başlatan 12 kişilik kazı ekibi, kümbeti gün yüzüne çıkardı. Ekip, kümbette yer alan sandukalardan birinin üzerinde ‘Sultan Alaaddin’ yazısını tespit etti.Ortaya çıkarılan mezarlardan birinin, Selçuklu Sultanı 2. Alaaddin Keykubat’a ait olma ihtimali ise kazı ekibini heyecanlandırdı. Diğer Selçuklu sultanlarının DNA’ları ile karşılaştırılacakDiğer Selçuklu sultanlarının DNA'ları ile karşılaştırılacak
Mezarlardan çıkan kemikler İstanbul’da incelenecek ve DNA’ları Konya’da bulunan Selçuklu sultanlarının DNA’ları ile karşılaştırılacak.Bu test sonucunda mezarın Aladdin Keykubat’a ait olup olmadığı gün yüzüne çıkacak. Aynı zamanda tarihte 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin iddialar daaydınlatılmış olacak.'Alaaddin Keykubat'ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız'Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Arslan, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ”Bazı çağdaş kaynaklar ölümün nedenine değinmezken, bazıları da zehirlenmiş olabileceğini ima ederler. Bir diğer çağdaş kaynak ise annesi Gürcü Hatun’un da öldükten sonra Erzurum’daki oğlunun yanına defnedildiğini söyler. İbn-i Bibi, Kerimüddin Mahmud Aksarayi ve Niğdeli Kadı Ahmet gibi çağdaş vakanüvislerin verdikleri bu bilgi, bizi 2. Alaaddin Keykubat’ın türbesini aramaya yönlendirdi. Buluntuları teste tabi tutarak kümbetin 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’a ait olup olmadığını kesinleştirmiş olacağız. Aynı zamanda Sultan 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız

'Alaaddin Keykubat'ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız'

TARİHİ KAYNAKLARDA O DÖNEM

II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı

Gıyâseddîn Keyhüsrev öldüğü zaman geride on bir yaşında İzzeddîn Keykavus, dokuz yaşında Rükneddîn Kılıçarslan ve yedi yaşında Alâeddîn Keykubad olmak üzere üç oğlu kalmıştı. Bunlardan Gürcü Hatun’dan doğan Alâeddîn Keykubad veliaht idiyse de, devlet ileri gelenleri İzzeddîn Keykavus’u Selçuklu tahtına çıkardılar. Bu sırada Güyük Han’ın (1246-1249) Moğol tahtına çıkması münasebetiyle Sultan II. İzzeddîn Moğolistan’a da’vet edildi, fakat onun yerine kardeşi Kılıçarslan’ın gitmesi kararlaştırıldı. Kısa bir süre sonra devlet ileri gelenleri arasında üstünlük mücadelesi başladı ise de, bunlardan Vezir Şemseddin İsfahanî rakiplerini bertaraf ederek duruma hâkim oldu. Ayrıca Şemseddin İsfahanî sultanın annesi Berdüliye Hatun ile evlendi, bundan sonra Vezir iki yıl süre ile Türkiye Selçukluları’nın kaderine hâkim oldu. Ancak Moğolistan’a giden Rükneddîn Kılıçarslan’ın oradan sultan olarak dönmesi, Şemseddîn İsfahanî’nin talihini değiştiriyordu. O yanına II. İzzeddîn Keykavus’u alarak kaçıp isyan etmek istedi ise de, ortaya faziletli ve büyük adamlarından biri olan Celâleddîn Karatay çıkarak ona mani oldu. Çok geçmeden Moğollar tarafından vezir tayin edilen Baha ed-Dîn Tercüman Moğol askerleri ile Konya’ya geldi ve Şemseddîn İsfahanî öldürüldü (Mart 1249).84

Müşterek Saltanat

Rükneddîn IV. Kılıçarslan, Moğol Han’ın yarlığı ile sultanlığın kendisinde olduğunu öne sürerken, Celâleddîn Karatay üç kardeşin aynı anda tahta oturmasını, hutbe ve sikkede doğum sırasına göre isimlerinin kullanılması suretiyle bir anlaşma teklif ediyordu. Nihayet İzzeddîn Keykavus ile Rükneddîn Kılıçarslan’ın askerleri Konya’nın Ruzbe ovasında karşılaştılar, savaşı İzzeddîn Keykavus kazanmış (14 Haziran 1249), böylece Celâleddîn Karatay’ın teklifi uygulanmaya başlanmıştı. Celâl ed-Din Karatay da üç kardeşe “atabeg” oldu. Ancak Tür-kiye Selçuklu Devleti ileri gelenlerinin şahsî menfaatlarını her şeyden üstün tutmaları, devletin durumunun düzelmesine imkan vermiyordu. Bu tabiî ki Selçuklu Devleti’nin iyice zayıflamasına sebep oluyordu. Moğollar ise, II. İzzeddîn Keykavus’u ısrarla Moğolistan’a çağırmaktaydılar. O bu yolculuğa başladığı sırada, Celâl ed-Din Karatay öldü. (11 Kasım 1254) İzzeddîn Keykavus bu bahaneyle oraya gitmekten vazgeçti ve yerine küçük kardeşi Alâeddîn Keykubad’ı gönderdi. Ancak bu karışık ortam içinde Alâeddîn Keykubad da kendini kurtaramadı. Moğol Hanı Möngke’den (Mengü, 1251-1260) yarlığ alarak tek başına sultan olacağı korkusu muhtemelen rakiplerini harekete geçirmiş ve Alâeddîn Keykubad Erzurum’da iken zehirlenerek öldürülmüştü (1254). Böylece ortada iki sultan kaldı. II. İzzeddîn Keykavus eğlenceye fazla düşkün olması sebebiyle devlet ileri gelenleri tarafından beğenilmiyordu. Nitekim bu nedenle Kılıçarslan Konya’dan kaçılarak Kayseri’de tahta çıkarıldı. Daha sonra iki taraf arasında bir türlü anlaşma sağlanamaması üzerine son çare savaşmaktı. Yapılan savaşta bu kez de zafer İzzeddîn Keykavus tarafında kaldı (1254). Rükneddîn Kılıçarslan önce Amasya’ya sonra da Burgulu kalesine gönderilerek hapsedildi.85

 

Tarihçi Talha Uğurluel Mezar Sultan 2. Alaaddin Keykubata ait 

 

https://www.youtube.com/watch?v=1W8wzpmN1VE&feature=youtu.be

 

İkinci Alaeddin Keykubad

Anadolu Selçuklu Devleti on beşinci hükümdarı II. Alaeddin Keykubad. II. Alaeddin Keykubad kimdir? İşte II. Alaeddin Keykubad’ın biyografisi

II. Gıyaseddin Keyhüsrev 1243 yılında Kösedağ Savaşı ‘nda Moğol komutanı Baycu Noyan‘a yenilerek Antalya’ya gelmiş ve 1246 yılında orada ölmüştü. Gıyaseddin Keyhüsrev ölmeden önce oğlu Alaeddin Keykubad’ı veliaht ilan etmiş ancak onun ölümünden sonra devlet ileri gelenleri Keyhüsrev’ in büyük oğlu II. İzzeddin Keykavus’ u tahta çıkardılar. Aynı yıl içinde İzzeddin Keykavus ortanca kardeşi IV. Kılıç Arslan’ıMoğol Hanı Güyük’ün tahta çıkma töreninde hazır bulunmak üzere Moğolistan’a elçi olarak gönderdi. Moğollar IV. Kılıç Arslan’dan hoşnut kalarak onu Türkiye Selçuklu Sultanı olarak tanıdılar. IV. Kılıç Arslan 1248’de Sivas’ta tahta çıktı. Böylece II. İzzeddin Keykavus ve IV. Kılıç Arslan arasında taht kavgaları başladı. Üçüncü ve en küçük kardeş olan II. Alaeddin Keykubad da taht kavgalarına katıldı. Ancak Celaleddin Karatay önderliğindeki Anadolu’nun ileri gelenlerinin araya girmesiyle üç kardeş ortak olarak saltanat sürmeye ikna edildiler. Böylece 1249 yılında Türkiye Selçuklu Devletitarihinde 5 yıl sürecek üçlü iktidar dönemi başlamış oldu.

II. İzzeddin Keykavus Kızılırmak nehrinin batısında hüküm sürdü. IV. Kılıç Arslan ve II. Alaeddin Keykubad da Kızılırmak’ın doğusunda hüküm sürdüler. II. İzzeddin Keykavus,1254 yılında Mengü Han’ın çağırdığı kurultaya katılmak üzere Moğolistan’a doğru yola çıkmış ancak Sivas’a geldiğinde Celaleddin Karatay’ın ölümü üzerine yerine küçük kardeşi II. Alaeddin Keykubad’ı gönderdi. Erzurum’da düzenlenen ziyafetin ertesi sabahında II. Alaeddin Keykubad ölü bulundu. Onun bu ani ölümü üzerine zehirlenerek öldürüldüğü yönünde iddialarda ortaya atıldı. Erzurum’ da annesinin yanına ya daErzincan’ da defnedildi. II. Alaeddin Keykubad’ ın ölümü üzerine taht diğer iki kardeşe kaldı.

 

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir